Onlar bir ticaret veya bir eğlence gördüklerinde ona yönelip dağıldılar ve seni ayakta bıraktılar. De ki: Allah katında bulunan şey, eğlenceden de ticaretten de daha hayırlıdır. Allah rızık verenlerin en hayırlısıdır.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Ve iza raev (gördükleri zaman) ticareten (bir ticaret) ev lehven (yahut bir eğlence), infaddu (dağılıp gittiler) ileyha (ona doğru), ve terekuke (ve seni bıraktılar) kaimen (ayakta durur halde). Kul (de ki): ma inde’llahi (Allah’ın katındaki) hayrun (daha hayırlıdır) mine’l-lehvi (eğlenceden) ve mine’t-ticareti (ve ticaretten). Vallahu (ve Allah) hayru’r-razikin (rızık verenlerin en hayırlısıdır).
Mukatil Tefsiri
“Bir ticaret veya bir eğlence gördükleri zaman” ayeti şu olay hakkında nazil olmuştur: Ticaret kervanları Medine’ye geldiğinde insanlar onları davul çalarak ve el çırparak karşılarlardı. Bir defasında insanlar mescitten çıkmış ve geride yalnız on iki erkek ile bir kadın kalmıştı. Bunun üzerine Peygamber: “Mescitte kaç kişi kaldı?” diye sordu. Onlar da: “On iki erkek ve bir kadın” dediler.
Daha sonra başka bir kervan geldiğinde de insanlar yine çıkmış, geride yalnız on iki erkek ile bir kadın kalmıştı. Sonra Benî Âmir b. Avf’tan Dihye b. Halîfe el-Kelbî, henüz Müslüman olmadan önce Şam’dan bir ticaret kervanıyla geldi. Yanında çeşitli ticaret malları bulunuyordu. Medine halkı onu davul ve el çırpma ile karşılıyordu. Onun gelişi cuma gününe rastladı. Peygamber minber üzerinde hutbe vermekteydi. İnsanlar onun yanına çıkıp gittiler. Bunun üzerine Peygamber: “Mescitte kaç kişi kaldı?” diye sordu. Onlar da: “On iki erkek ve bir kadın” dediler. Bunun üzerine Peygamber: “Eğer bunlar da kalmasaydı üzerlerine taş yağdırılırdı” buyurdu.
Bunun üzerine Allah Teâlâ şu ayeti indirdi:
“Onlar bir ticaret veya bir eğlence gördükleri zaman ona yönelip dağıldılar ve seni ayakta bıraktılar.” (Cuma 11)
Buradaki “seni ayakta bıraktılar” ifadesi, Peygamber’in minber üzerinde hutbe verirken bırakılması anlamındadır.
“De ki: Allah katında olan, eğlenceden de daha hayırlıdır.” Buradaki eğlenceden maksat davul çalma ve el çırpmadır.
“Ve ticaretten de daha hayırlıdır.” Burada kastedilen ticaret, Dihye’nin getirdiği ticarettir.
“Allah rızık verenlerin en hayırlısıdır.” (Cuma 11) Yani Allah, kullarına rızık verenlerin en hayırlısıdır.
Rivayette nakledildiğine göre, mescitte kalan on iki kişinin arasında Ebû Bekir ve Ömer de bulunuyordu.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah buyuruyor ki: Müminler bir ticaret kervanı veya bir eğlence gördüklerinde ona yönelip dağıldılar ve seni, ey Muhammed, minber üzerinde ayakta bıraktılar.
Burada söz konusu edilen ticaret, Dihye b. Halîfe’nin Şam’dan getirdiği zeytin yüklü ticaret kervanıydı. Peygamber cuma günü hutbe verirken insanlar kervanın geldiğini görünce ona yöneldiler.
Ebû Mâlik şöyle rivayet etmiştir: Dihye b. Halîfe Şam’dan zeytin ticaretiyle geldi. Peygamber cuma günü hutbe okuyordu. İnsanlar ticaret mallarını görünce Bakî‘ tarafına yöneldiler; malları kaçırmaktan korkuyorlardı. Bunun üzerine bu ayet indirildi.
Bir başka rivayette, Dihye el-Kelbî ticaretle geldiğinde Peygamber cuma namazında ayakta bulunuyordu. İnsanlar onu bırakıp dışarı çıktılar ve bunun üzerine bu ayet nazil oldu.
Câbir b. Abdullah şöyle demiştir: Biz cuma günü Resûlullah ile beraberdik. Yiyecek taşıyan bir kervan geçti. İnsanlar dışarı çıktılar ve geride yalnız on iki erkek kaldı. Bunun üzerine cuma ayeti indirildi.
Hasen el-Basrî de şöyle demiştir: Medine halkı kıtlık ve pahalılık içindeydi. Bir ticaret kervanı geldiği sırada Peygamber hutbe okuyordu. İnsanlar bunu duyunca dışarı çıktılar ve Peygamber ayakta kaldı. Allah’ın bu ayette bildirdiği olay budur.
İbn Zeyd şöyle demiştir: Bir ticaret geldi ve insanlar ona yönelerek Peygamber’i ayakta bıraktılar. Eğlence veya oyun gördüklerinde de aynı şekilde davranıyorlardı.
Mücâhid ise, ayette geçen kimselerin ticaret amacıyla yolculuğa çıkmak veya binekleriyle ilgilenmek için ayrılan kişiler olduğunu söylemiştir.
Katâde şöyle rivayet etmiştir: Resûlullah cuma günü hutbe verirken insanlar yavaş yavaş çıkmaya başladılar. Sonunda geride küçük bir topluluk kaldı. Kaç kişi olduklarını saydılar; on iki erkek ve bir kadın kaldığını gördüler. Bu olay birkaç cuma tekrar etti. Sonunda Peygamber şöyle buyurdu:
“Nefsim elinde olana yemin olsun ki, eğer son çıkanlar da ilk çıkanlara katılsaydı, bu vadi üzerinize ateşle tutuşurdu.”
Bunun üzerine Allah şu ayeti indirdi:
“Onlar bir ticaret veya bir eğlence gördüklerinde ona yönelip dağıldılar ve seni ayakta bıraktılar.”
Katâde ayrıca, o gün Peygamber’in yanında yalnız on iki erkek ve bir kadının kaldığını söylemiştir.
Câbir b. Abdullah’tan gelen başka rivayetlerde de, Şam’dan gelen bir kervan sebebiyle insanların Peygamber’i bırakıp gittikleri ve yanında yalnız on iki kişinin kaldığı belirtilmiştir.
Ayette geçen “eğlence”nin ne olduğu konusunda farklı görüşler ileri sürülmüştür.
Câbir b. Abdullah’tan gelen bir rivayete göre, düğünlerde kullanılan davul ve çalgılar kastedilmiştir. İnsanlar bunları duyunca Peygamber’i minber üzerinde bırakıp oraya yönelirlerdi.
Mücâhid ise, ayette geçen eğlencenin davul olduğunu söylemiştir.
Müellife göre bu konuda en doğru görüş, olayı bizzat yaşamış olan Câbir b. Abdullah’ın rivayetidir.
“De ki: Allah katında bulunan şey, eğlenceden de ticaretten de daha hayırlıdır.” Yani ey Muhammed! Onlara de ki: Cuma günü Resûlullah’ın hutbesini ve öğüdünü sonuna kadar dinleyene Allah’ın vereceği sevap, onların yöneldikleri eğlenceden ve ticaretten daha hayırlıdır.
“Allah rızık verenlerin en hayırlısıdır.” Yani rızık istemede Allah’a yönelin, rızıklarınızı O’ndan talep edin ve O’nun lütfunun genişletilmesini yalnız O’ndan isteyin. Çünkü rızık verenlerin en hayırlısı Allah’tır.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…