"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Cemaatle namazı terk etmedeki özür durumları

Şayet akşam yemeği hazır olur da kişi yemeğe iştah da duyuyorsa, bu durumda müstehap olan yemeğe başlamasıdır. Aynı şekilde def-i haceti olur da namaz kılacak pozisyonda olmaz ise cemaati kaçırmaktan korksa da korkamasa da o ihtiyacını giderir. Çünkü hadis-i şerifte: “Yemek koyuldu mu ve kişiyi el basan (küçük ve büyük tuvaleti) da kovalamakta iken namaz yoktur.” buyrulmuştur.
İşte bu ikisi, cemaatle namazı terk edebilmeye dair özür bildiren durumlardır. Çünkü “namaz yoktur” ifadesi, bütün namazlar için genellik bildirmektedir.

Hastalık ve korku sebebiyle de cemaatle namaza gitmemesi de özür sayılır. Hastalığa gelince; cemaate katılması durumunda kendisine zorluk getireceğinden dolayı geri durmasının mazeret sayılacağında ihtilaf yoktur.
Korkuya gelince; bunun üç şekli vardır: Kendi nefsi hakkında korkması, malı hakkında korkması ve ailesi hakkında korkmasıdır.
Elbiseyi ıslatan yağmur yahut da elbiseye bulaşıp da bedene ve giysiye eza veren çamur da böyledir. Aynı şekilde soğuk fırtınalı karanlık bir gecede ortaya çıkan rüzgar da böyledir.
Yolculuğa çıkmak isteyenin, (birlikte yol) arkadaşlığı yapacağı şahsı kaybetmekten korkar veyahut da uyuya kalmasından endişe eder vb. gibi benzer durumlar söz konusu olursa, bunlar da yine mazeret sayılır.
el-Muvaffak der ki: Çünkü Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) akşam yemeğinin hazır olması ve tuvalete gitme zorunluluğunun doğması neticesinde, cemaatle namazı terk edebilmeye dair ruhsat vermiş ve -zikrettiğimiz tüm izahlarda geçtiği üzere- cemaatle namazı terk edebileceklerine de dikkatleri çekmiştir. Çünkü bunların zararı büyüktür.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/sukur-secdesi/,https://kutsalayet.de/kasden-yahut-sehven-terk-etmesiyle-namazi-batil-kilan-durumlar/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız