"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Buluntu deve ve benzeri hayvanlar

Küçük yırtıcılardan kendisini koruyabilecek güçte olan ve su içmek için gidebilen hayvanların lukata olarak alınması caiz değildir. Bu tür hayvanları ele geçirmek de aynı şekilde yasaktır. Bu hayvanlar ister iri cüsseli deve, at, yahut inek olsun; ister uçabilen kuşlar, hızlı koşması sebebiyle antiloplar veya havlamaya ve kükremeye müsait köpekler ve leoparlar olsun, fark etmez. Bu görüş, İmam Şafii, Evzai ve Ebu Ubeyd’e aittir. Dayanakları ise Hz. Peygamber’in (sallallahu aleyhi ve sellem) şu buyruğudur: “Kaybolan develerden sana ne? Onları kendi haline bırak. Zira sahibi onu buluncaya kadar, ayağında çarığı, sırtında su tulumu vardır. Suya gider, ottan yer.”

İmam Malik ve Leys, bu konuda şöyle derler: Köylerde bulunan deveyi bulan kişi onu ilan eder, ama çöllerde bulunan için ilan gerekmez. Ebu Hanife ise bu hayvanların lukata olarak alınmasının mübah olduğunu söylemiştir; çünkü buluntu koyunlara benzediğini ifade eder. Ancak buna verilen cevapta, bunun açık bir nasla çelişen bir kıyas olduğu belirtilir. Deve, koyunla kıyas edilemez. Zira koyunlar hem daha zayıftır hem de susuzluğa daha az dayanıklıdır.

İnek de bu noktada deveyle aynı hükme sahiptir. Bu görüş, İmam Ahmed’e aittir ve aynı zamanda İmam Şafii ile Ebu Ubeyd’in görüşüdür. Çünkü inek de kendini küçük yırtıcılardan koruyabilir ve kurbanlık türlerden sayılır, yedi hisseye bölünebilir. Bu yönüyle deveye benzemektedir. At ve katır da aynı hükme tabidir. Fakat İmam Malik’ten gelen bir rivayete göre, inek koyun hükmündedir ve dolayısıyla lukata olarak alınabilir.

Buna göre, lukata olarak alınması caiz olmayan bir hayvanı bir kimse alırsa –ister devlet başkanı olsun ister başka biri– onu tazmin etmesi gerekir. Çünkü bu, başkasının malını izinsiz almak anlamına gelir ve şari buna izin vermemiştir. Böyle yapan kişi gasıp hükmünde olur. Eğer hayvanı aldığı yere bırakırsa, onu tazmin etmiş sayılmaz. Bu görüş İmam Şafii’ye aittir. Tazmin yükümlülüğünün ancak malın sahibine ya da onun vekiline teslim edilmesiyle kalkacağı ifade edilmiştir. Bu durumda, hayvan çalınmış veya gasbedilmiş bir mal gibi değerlendirilir.

İmam Malik ise bu konuda şöyle demiştir: Kişi hayvanı aldığı yere bırakırsa, onu tazmin etmiş olur. Çünkü Hz. Ömer şöyle demiştir: “Onu nerede bulmuşsan oraya bırak.” Devlet başkanı ya da onun naibi, bu tür buluntu hayvanları sahibinin adına muhafaza etmekle yükümlüdür. Çünkü devlet başkanının, gaip kişilerin mallarını korumak ve helak olmaktan muhafaza etmek yetkisi vardır.

Devlet başkanı veya onun naibinden başkası eğer bu hayvanı sadece sahibine teslim etmek niyetiyle alırsa, bu da caiz değildir ve tazmini gerekir. Çünkü bu kişiler, mal sahibine karşı velayet sahibi değildir. Bu, Şafii mezhebinin kuvvetli görüşüdür. Ancak Şafii’ye ait bir başka görüşte, devlet başkanına kıyasla, sahibini koruma niyetiyle hayvanı almanın caiz olabileceği de söylenmiştir.

el-Muvaffak ise bu görüşü reddetmiştir. Çünkü Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), bu hayvanların “muhafaza etmek” veya “lukata olarak almak” şeklindeki niyet farkı gözetilmeksizin alınmasını yasaklamıştır. Devlet başkanına kıyas yapılması da geçersizdir. Zira devlet başkanının mal sahibine karşı velayet hakkı vardır, ama bu şahısların yoktur.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/multekit-su-uc-hususta-muhayyerdir/,https://kutsalayet.de/helak-olacak-bir-yerde-terk-edilen-binek/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız