Abdân bize haber verdi. Abdullah bize haber verdi. Yûnus’tan. Zührî’den. O da Sâlim’den haber verdi. İbn Ömer’den:
Allah’ın Elçisi şöyle dedi:
“Sizden önce geçen ümmetlere göre sizin (dünyadaki) kalışınız, ikindi namazı ile güneşin batışı arasındaki süre gibidir. Tevrat ehline Tevrat verildi; onunla öğle vaktine kadar amel ettiler; sonra aciz kaldılar; onlara birer kırat birer kırat verildi. Sonra İncil ehline İncil verildi; ikindi namazı kılınana kadar onunla amel ettiler; sonra aciz kaldılar; onlara birer kırat birer kırat verildi. Sonra size Kur’an verildi; güneş batıncaya kadar onunla amel ettiniz; size ikişer kırat ikişer kırat verildi.
Ehl-i kitap dedi ki: ‘Bunlar bizden daha az amel ettiler ama daha çok ecir aldılar.’ Allah dedi ki: ‘Sizin hakkınızdan bir şeyi eksiltip size zulmettim mi?’ Dediler ki: ‘Hayır.’ Allah dedi ki: ‘İşte bu benim fazlımdır; onu dilediğime veririm.’”