Süleyman b. Harb ile Ebû’n-Nu‘mân şöyle dedi: Hammâd b. Zeyd bize rivayet etti; Eyyûb’dan; Muhammed’den.
Muhammed dedi ki:
Abdurrahman b. Ebî Leylâ’nın bulunduğu bir halkada idim; arkadaşları ona saygı gösterirdi. “İki sürenin sonuncusu” meselesi anıldı. Ben de Sübey‘a bint Hâris hadisini Abdullah b. Utbe’den rivayet ederek anlattım. Bunun üzerine arkadaşlarından bazıları bana kaş-göz işareti yaptı.
Muhammed dedi ki: Onu fark ettim ve dedim ki:
“Ben, Abdullah b. Utbe’ye yalan isnat edersem, üstelik o Kûfe’nin bir yanında (uzakta) iken, o zaman gerçekten çok cüretkâr olurum.”
O utandı ve dedi ki:
“Ama onun amcası bunu söylemedi.”
Sonra Ebû Atiyye Mâlik b. Âmir ile karşılaştım ve ona sordum. O bana Sübey‘a hadisini anlatmaya başladı. Ben dedim ki:
“Bu konuda Abdullah’tan bir şey işittin mi?”
Dedi ki:
“Biz Abdullah’ın yanındaydık. Dedi ki:
‘Siz ona zorlaştırmayı yapıyorsunuz da ona kolaylığı yapmıyorsunuz. Nisa’nın kısa suresi, uzun olandan sonra indi: “Hamile olanların süresi, yüklerini bırakmalarıdır.”’”