Ali bize rivayet etti; Süfyan bize rivayet etti; el-A‘meş’ten; Ebu Vâil’den:
Dedi ki: Üsâme’ye “Keşke falancaya gitsen de onunla konuşsan” denildi. Üsâme şöyle dedi:
“Siz, onunla konuşursam ancak size duyurmak için konuşacağımı sanıyorsunuz. Ben onunla, ilk açan ben olmayayım diye bir kapı açmadan, gizlice konuşurum. Ayrıca, benim üzerimde yönetici olsa bile bir kimseye ‘o, şu şeyden sonra insanların en hayırlısıdır’ demem. Çünkü Resul’den işittiğim bir şey vardır.”
“Ne işittin?” dediler.
Dedi ki: Onu şöyle derken işittim:
“Kıyamet günü bir adam getirilir ve ateşe atılır. Bağırsakları ateşte dışarı dökülür. Değirmen taşının etrafında dönen eşek gibi döner. Cehennem ehli onun başına toplanır ve derler ki: ‘Ey falan! Senin halin ne? Sen bize iyiliği emreder, kötülükten men etmez miydin?’ O da der ki: ‘Ben size iyiliği emrederdim ama onu yapmazdım; sizi kötülükten men ederdim ama onu yapardım.’”
Bunu Gundar, Şu‘be’nin el-A‘meş’ten rivayetiyle nakletti.