Vakıf, başlangıçta kopuk (baş ve sonu eksik) olursa, mesela vakfın bırakılması caiz olmayan kimseye verilmesi, kişinin kendisine, kölesine, kiliseye veyahut meçhul bir kimseye bırakması gibi bir durum baş gösterirse, bunun yanında vakfın bırakılması caiz olan şahsa geri dönüşüne dair bir şey zikretmemiş olursa, o zaman bu vakıf geçersiz olur. Aynı şekilde bu geri dönüşümü, vakfın bırakılması caiz olmayan bir şahıs için de söz konusu etmiş olsa, durum aynıdır. Çünkü bu hâliyle vakfın şartlarından birisini ihlal etmiştir ve bâtıl olmuştur. Sanki vakfedilmesi caiz olmayan bir eşyayı vakfetmeye benzemektedir.
Kölesine sonra yoksullara vakıf bağışlamasında olduğu gibi şayet vakfın bırakılması caiz olan şahsa geri dönüşüne olanak sağlamış olursa, o takdirde bu vakfın –pazarlığın ayrımına binaen– sıhhati hakkında iki görüş gelmiştir. İmam Şâfiî’nin de bu iki görüş gibi iki (farklı) kavli yer almaktadır.