Şüphesiz iman edenler, salih ameller işleyenler, namazı dosdoğru kılanlar ve zekâtı verenler var ya; onların mükâfatı Rableri katındadır. Onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
İnne ellezine amenu (şüphesiz iman edenler) ve amilu s-salihat (salih amel işleyenler) ve ekamu s-salata (namazı kılanlar) ve atevu z-zekata (zekâtı verenler) lehum ecruhum inde rabbihim (onların mükafatı Rableri katındadır) ve la havfun aleyhim (onlara korku yoktur) ve la hum yahzenun (üzülmezler)
Mukatil Tefsiri
Şüphesiz iman edenler, salih ameller işleyenler, farz namazları vakitlerinde dosdoğru kılanlar ve mallarının zekâtını verenler var ya; onların mükâfatı Rableri katındadır. Onlar için hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Taberi Tefsiri
Bu, Yüce Allah’tan bir haberdir ki; iman edenler, yani Allah’ı, Resûlünü ve onun Rabbi katından getirdiği ribânın haram oluşu, ribâ yemekten sakındırılması ve dinin diğer bütün hükümlerini tasdik edenler; Allah’ın kendilerine emrettiği ve teşvik ettiği salih amelleri işleyenler; farz namazı sınırlarına riayet ederek ve sünnetlerine uygun biçimde kılanlar; mallarında üzerlerine farz kılınmış zekâtı verenler —bunların, Rablerinden ribâ hakkında öğüt gelmeden önce geçmişte ribâ yemiş olmaları ise— onlar için Rableri katında ecir vardır. Yani dönüş günlerinde ihtiyaç duyacakları vakitte, imanlarının, amellerinin ve sadakalarının sevabı Rableri katındadır.
O gün, Rablerinden kendilerine öğüt gelmeden önce cahiliye ve küfür dönemlerinde işledikleri, yedikleri ribâ sebebiyle Allah’ın azabından korkmayacaklardır. Çünkü onlar bu öğüt kendilerine geldiğinde Allah’a yönelmiş, tevbe etmiş, Allah’ın vaadini ve tehdidini tasdik etmişlerdir.
Ayrıca dünyada ribâyı terk etmeleri ve onunla amel etmeyi bırakmaları sebebiyle de üzülmeyeceklerdir. Çünkü Allah’ın büyük sevabını gördüklerinde, dünya hayatında O’nun rızasını isteyerek terk ettikleri şeylerin karşılığında kendilerine vaat edilene ulaşmış olacaklardır.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…