İşte bunlar kazandıklarından bir paya sahiptirler. Allah hesabı çabuk görendir.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Ulaike (işte onlar) lehum (onlar için vardır) nasibun (bir pay) mimma kesebu (kazandıklarından) vallahu (ve Allah) seriu l-hisab (hesabı çabuk görendir)
Mukatil Tefsiri
“İşte onlar için kazandıklarından bir pay vardır.” Yani onların yaptıkları salih amellerden dolayı bir nasip ve sevapları vardır.
“Allah hesabı çok çabuk görendir.” Yani hesap günü sanki olmuş ve bitmiş gibidir. Burada kastedilenler müminlerdir.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah’ın bu sözle kastettiği şudur: Menasiklerini bitirdikten sonra, Allah’ın katındakine rağbet ederek, bütün hayrın O’nun katından olduğunu ve lütfun O’nun elinde bulunduğunu, onu dilediğine verdiğini bilerek, “Rabbimiz! Bize dünyada iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateşin azabından koru” (Bakara 201) diyenler var ya; Yüce Allah, onların haclarından, menasiklerinden ve kazandıkları amellerden bir nasipleri ve payları bulunduğunu, malları ve canlarıyla bizzat uğraşıp emek verdikleri işleri sebebiyle onlar için büyük bir sevap olduğunu bildirmiştir. Bu, özellikle onlara aittir; amellerinin zahmet ve yorgunluğunu çeken, yolculuklarda katlandıkları şeylere katlanan, fakat Rablerinin katındaki ecir ve sevaba rağbet etmeyen, yalnızca dünyanın değersiz bir payını uman ve onun çabuk tükenen malını isteyen diğer topluluk için değildir.
Nitekim Bişr rivayet etti, dedi ki: Yezîd b. Zürey‘ bize rivayet etti, dedi ki: Saîd, Katâde’den “İnsanlardan kimi, ‘Rabbimiz! Bize dünyada ver’ der; onun ahirette hiçbir nasibi yoktur” (Bakara 200) sözü hakkında rivayet etti; Katâde şöyle dedi: “Bu, niyeti dünya olan bir kuldur; onun ameli ve yorgunluğu dünya içindir.” “Onlardan kimi de, ‘Rabbimiz! Bize dünyada iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateşin azabından koru’ der. İşte onların kazandıklarından bir nasibi vardır” buyruğu ise, yani onların amellerinden bir payları vardır demektir.
Yûnus bana rivayet etti, dedi ki: İbn Vehb bize haber verdi, dedi ki: İbn Zeyd, “İnsanlardan kimi, ‘Rabbimiz! Bize dünyada ver’ der; onun ahirette hiçbir nasibi yoktur” (Bakara 200) sözü hakkında şöyle dedi: “Onlar yalnız dünya ve istemek için haccederlerdi; ahireti istemez ve ona iman etmezlerdi.” “Onlardan kimi de, ‘Rabbimiz! Bize dünyada iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateşin azabından koru’ der” (Bakara 201) sözü hakkında da şöyle dedi: “Bunlar Peygamber ve müminlerdir.” “İşte onların kazandıklarından bir nasibi vardır. Allah hesabı çabuk görendir” buyruğu ise, “Dünyada yaptıkları ameller sebebiyle bunlara ecir vardır” demektir.
“Allah hesabı çabuk görendir” sözüne gelince, Yüce Allah bununla şunu kastetmektedir: O, iki topluluğun da amelini kuşatmıştır; birinin isteği “Rabbimiz! Bize dünyada ver”, diğerinin isteği ise “Rabbimiz! Bize dünyada iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateşin azabından koru” şeklindedir. Allah onların amellerini en hızlı hesapla tam olarak sayar, sonra her iki topluluğu da ameline göre cezalandırır veya mükâfatlandırır.
Yüce Allah’ın kendisini hesabı çabuk gören olarak nitelemesinin sebebi şudur: O, kullarının amellerini, yaratılmışlardan aciz ve zayıf olanların yaptığı gibi parmak hesabına, düşünmeye veya uzun uzun tasarlamaya ihtiyaç duymadan sayar. Yerde ve gökte hiçbir şey O’na gizli kalmaz; ikisinde de zerre ağırlığınca bir şey O’ndan uzak kalmaz. Sonra O, kullarını bütün bunlara göre karşılıklandırır. Bu yüzden Yüce Allah, hesabı çabuk görmekle kendisini övmüş ve yaratılmışlarına, kendisinin onlar gibi olmadığını; hesabında ne el parmaklarını düğümlemeye ne de göğüste tutup ezberlemeye ihtiyaç duyduğunu haber vermiştir.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…