Her ne zaman bir sözleşme yaptılarsa, içlerinden bir grup onu bozup atmadı mı? Aslında onların çoğu iman etmez.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
E-ve-kullamâ (her ne zaman) ‘âhedû (bir sözleşme yaptılar) ‘ahden (bir sözleşme) nebezahû (attı onu) ferîkun (bir grup) minhum (onlardan) bel (aksine) ekseruhum (çoğu) lâ (değil) yu’minûn (iman ederler)
Mukatil Tefsiri
Sonra Allah şöyle buyurdu:
“Onlar ne zaman bir ahit yaptılarsa…” Yani Yahudilerin Peygamber ile yaptıkları her anlaşmayı, “içlerinden bir grup onu bozdu.”
“Hayır! Onların çoğu iman etmez.” Yani Kur’an’ın Allah katından geldiğini tasdik etmezler.
Taberi Tefsiri
Allah bu ayette Yahudilerin verdikleri sözleri sürekli bozduklarını anlatmaktadır. Burada sözü edilen ahit, İsrailoğulları’nın Allah’a Tevrat’ta bulunan emirleri yerine getireceklerine dair verdikleri söz ve bağlılıktır. Allah onlardan defalarca söz almış, onlar da bu sözleri kabul etmişlerdi. Fakat her defasında içlerinden bir grup bu sözleri bozmuş, terk etmiş ve Allah’ın emrine karşı gelmiştir.
Ayette geçen “ahit” kelimesi, Allah’a verilen kesin söz ve bağlılık anlamındadır. İsrailoğulları, Tevrat’ta bulunan hükümlere uyacaklarına, peygamberleri doğrulayacaklarına ve Allah’ın emirlerine bağlı kalacaklarına dair söz vermişlerdi. Ancak onlar bu sözleri sürekli bozmuşlardır. Allah da bu davranışlarından dolayı onları kınamaktadır.
Bu ayetin özellikle Muhammed hakkında Tevrat’ta bulunan bilgileri gizleyen Yahudiler hakkında indiği aktarılmıştır. Rivayete göre Malik bin Sayf adlı Yahudiye, Peygamber’in Tevrat’ta bildirildiği ve bu konuda Yahudilerden söz alındığı hatırlatılınca şöyle dedi: “Allah bizden Muhammed hakkında bir söz almadı.” Bunun üzerine Allah şu ayeti indirdi: “Her ne zaman bir sözleşme yaptılarsa, içlerinden bir grup onu bozup atmadı mı? Aslında onların çoğu iman etmez.”
Ayette geçen “onu bozup atmak” ifadesi, verilen sözü terk etmek, reddetmek ve hiçe saymak anlamındadır. Arapçada “atmak” kelimesinin asıl anlamı bir şeyi fırlatıp bırakmaktır. Burada ise mecaz olarak, Allah’a verilen sözün terk edilmesi ve önemsenmemesi anlatılmaktadır. Yani onlar Allah’ın emrini bir kenara atmış, kabul ettikleri hükümleri uygulamamışlardır.
Katade’den aktarılan rivayette bu ifade “onu bozdular” şeklinde açıklanmıştır. İbn Cüreyc ise şöyle demiştir: “Yeryüzünde onların yaptığı hiçbir sözleşme yoktur ki onu bozmasınlar. Bugün söz verir, yarın bozarlar.”
Ayetin sonunda Allah şöyle buyurmaktadır: “Aslında onların çoğu iman etmez.” Bunun iki anlamı vardır. Birinci anlamı şudur: Sözlerini bozanlar yalnızca küçük bir grup değildir; onların çoğu Allah’a verdikleri sözü bozmuştur. İkinci anlam ise şudur: Onlar sözlerini bozarken bunun yanlış olduğuna gerçekten inanıyor değillerdi. Çünkü onların çoğu Allah’a, peygamberlerine, vaadine ve tehdidine gerçek anlamda iman etmiyordu.
Bu ayetin anlamı şudur: Yahudiler Allah’a defalarca söz vermelerine rağmen bu sözleri sürekli bozmuşlardır. Özellikle Muhammed’in peygamberliği konusunda Tevrat’ta bulunan bilgileri gizlemiş, Allah’ın emirlerini terk etmiş ve verdikleri sözü hiçe saymışlardır. Bunun sebebi de onların çoğunun gerçek anlamda iman sahibi olmamasıdır.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…