Satışta yapılan “arbûn” işlemi, müşterinin bir malı satın alması durumunda, o mala sahip olmak için satıcıya bir miktar dirhem yahut benzer bir şey ödemesiyle o mala bunu hesap etmesi, onu satın almaması durumunda ise verdiği miktarın satıcıya ait olmasıdır. İmam Ahmed, bunda bir sakıncanın olmadığını söylemiştir. Ebu Hattab ise bunun sahih olmayacağı görüşünü tercih etmiştir. Bu da İmam Malik, İmam Şafii ve rey ashabının görüşünü oluşturmaktadır. Çünkü Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem), arbûn (kapora) satışından men etmiştir. Zira bu işlem satıcı lehine bir karşılığı olmadığı halde koşulan bir şart anlamına gelir ki, bu da sahih değildir; sanki bunu yabancı bir kimseye şart koşmuş gibidir. Bunun yanında meçhul muhayyerlik konumunda da kabul edilir. Çünkü süresini zikretmeksizin satılan malın geri verilmesini şart koşmuş olmaktadır ki, bu da geçerli değildir. Bu, tıpkı “Alışverişten ne zamanki cayarsam bu bana aittir, verdiğim dirhem (para) ise sende kalsın.” demek gibidir. Bu ise bir tür kıyas etmektir. Nitekim İmam Ahmed bu noktada Nafi b. Abdulharis’in naklettiği rivayete bağlı kalmıştır. Hz. Ömer’in Mekke’deki memuru olan Nafi b. Abdulharis, Safvan b. Umeyye’den dört bin dirheme cezaevi olarak kullanılmak üzere bir bina satın alacaktı. Fakat Hz. Ömer ile görüşecek; o razı olursa akit kesinleşecek, Hz. Ömer razı olmazsa Safvan’a dört yüz dirhem kapora verilecekti, Hz. Ömer’e bu danışılınca o da bu şarttan razı oldu. Rivayet edilen hadisi ise o (İmam Ahmed) zayıf kabul etmiştir. Satıştan evvel satıcıya dirhem ödemiş olur ve: “Bu malı benden başkasına satma, onu ben satın almayacak olursam bu durumda dirhem sana aittir.” der ve sonra bu malı yeni bir satışla kendisinden satın alacak olursa ve semenden o dirhemleri hesap edecek olursa bu sahih olur. Çünkü alışveriş akdi fasit kılan bir şartın üzerinden geçmiş demektir. el-Muvaffak der ki: Muhtemeldir ki Hz. Ömer için satın alınan bu alışveriş akdi bu yön üzere olsa gerektir, bu durumda onun ameli ve haberi ile kıyasa muvafık olması arasında bir beraberlik söz konusu olur. Diğer imamlar ise arbûn/kapora satışının fasit olacağı görüşünü ileri sürmüşlerdir. Bu surette o mal satın alınmayacak olursa, satıcı o dirhemlere hak sahibi olamaz; çünkü bu dirhemleri karşılıksız olarak almış sayılır, sahibinin de bundan geri dönme hakkı vardır.
Chat
Sohbet Yükleniyor...