Şuayb’ı yalanlayanlar, sanki orada hiç yaşamamış gibiydiler. Şuayb’ı yalanlayanlar, asıl hüsrana uğrayanlar onlardı.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Ellezine kezzebu şuayben (Şuayb’ı yalanlayanlar) ke en lem yagnev fiha (orada hiç yaşamamış gibi oldular) ellezine kezzebu şuayben kanu humul hasirin (Şuayb’ı yalanlayanlar işte ziyana uğrayanların kendileri oldular)
Mukatil Tefsiri
Şuayb’ı yalanlayanlar, sanki o şehirde daha önce hiç yaşamamış ve ikamet etmemiş gibiydiler. Şuayb’ı yalanlayanlar, asıl ziyana uğrayanların kendileri oldular.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah şöyle buyuruyor: Şuayb’ı yalanlayıp ona iman etmeyenleri helak etti, onları bütünüyle yok etti; böylece onların şehri kendilerinden sonra bomboş ve ıssız kaldı. Sanki orada hiç yaşamamış gibiydiler. Yani helak olduklarında sanki oraya hiç yerleşmemiş ve orada hiç yaşamamış gibiydiler. Arapçada “Falanca şu yerde ganîye” denilir; bir yere yerleştiği ve orada bulunduğu zaman “orada kaldı, yaşadı” anlamına gelir. Nitekim şair şöyle demiştir:
Komşuların orada gerçekten yaşamıştı;
Senden aldıkları ahde ve bağlılığa sımsıkı tutunmuşlardı.
Rü’be de şöyle demiştir:
Dalfâ‘da harap olmuş bir yurdun eski meskeninin hatırası.
Buradaki kelime, “ganîye” fiilinden türemiş “mef‘al” veznindedir.
Bu konuda tevil ehli de bizim söylediğimize benzer şeyler söylemiştir. Bunu söyleyenlerin rivayeti şöyledir: Muhammed b. Abdüla‘lâ bize rivayet etti, dedi ki: Muhammed b. Sevr bize rivayet etti, dedi ki: Ma‘mer bize Katâde’den rivayet etti: Sanki orada hiç yaşamamış gibiydiler; yani sanki orada hiç yaşamamış, hiç nimet görmemiş gibiydiler.
Müsennâ bana rivayet etti, dedi ki: Abdullah b. Sâlih bize rivayet etti, dedi ki: Muâviye bana Ali’den, o da İbn Abbas’tan rivayet etti: Sanki orada hiç yaşamamış gibiydiler; yani sanki orada hiç yaşamamışlardı.
Yûnus bana rivayet etti, dedi ki: İbn Vehb bize haber verdi, dedi ki: İbn Zeyd, Sanki orada hiç yaşamamış gibiydiler sözü hakkında: “Sanki orada hiçbir zaman bulunmamış gibiydiler” dedi.
Şuayb’ı yalanlayanlar, asıl hüsrana uğrayanlar onlardı sözüne gelince, Yüce Allah şöyle buyuruyor: Hüsrana uğrayanlar Şuayb’a uyanlar değildi; aksine onu yalanlayanlar hüsrana uğrayan ve helak olan kimselerdi. Çünkü Yüce Allah, Şuayb’ı yalanlayanların ona uymak isteyenlere şöyle dediklerini haber vermişti: Eğer Şuayb’a uyarsanız, o zaman mutlaka hüsrana uğrayanlardan olursunuz (A‘râf 90). Allah da üzerlerine hemen indirdiği azapla onları yalanladı. Sonra peygamberi Muhammed’e şöyle bildirdi: Şuayb’a uyanlar hüsrana uğramadı; aksine Allah’ın azabı geldiğinde hüsrana uğrayanlar, Şuayb’ı yalanlayanlardı; onu tasdik edip iman edenler değil.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…