Onlar dinlerini eğlence ve oyun edinmiş ve dünya hayatı kendilerini aldatmış kimselerdir. Onlar bu günlerine kavuşmayı unuttukları ve ayetlerimizi inkâr ettikleri gibi, bugün biz de onları unuturuz.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Ellezinettehazu dinehum lehven ve leiben (dinlerini oyun ve eğlence edinenler) ve garrathumul hayatud dunya (dünya hayatı onları aldattı) fel yevme nensahum (bugün onları unuturuz) kema nesu likae yevmihim haza (bugünleriyle karşılaşmayı unuttukları gibi) ve ma kanu bi ayatina yechadun (ve ayetlerimizi bile bile inkar ettikleri için)
Mukatil Tefsiri
Sonra onları niteleyerek şöyle buyurdu: Onlar dinlerini, yani İslâm’ı eğlence ve oyun edindiler; yani ondan yüz çevirip onu eğlence saydılar, oyun ise onu batıl saymalarıdır ve İslâm dininden başka bir dine girdiler. Dünya hayatı da onları dinleri olan İslâm’dan aldatıp uzaklaştırdı. Bugün, yani âhirette, onlar iman etmeyi terk ettikleri gibi biz de onları ateşte bırakırız; bu günlerine kavuşmayı, yani dirilişi unuttukları ve ayetlerimizi, yani Kur’an’ın Allah’tan olduğunu inkâr ettikleri gibi.
Taberi Tefsiri
Bu, Allah’ın cennet halkının kâfirlere söylediği sözleri haber vermesidir. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Cennet halkı ateş halkına Allah bunların ikisini de kâfirlere haram kılmıştır diye cevap verir; yani Allah’ı ve elçilerini inkâr eden, Allah’ın kendilerine emrettiği dinlerini eğlence ve oyun edinen kimselere bunları haram kılmıştır. Dinlerini eğlence ve oyun edindiler sözü, onu alay ve oyun konusu yaptılar demektir. Bu hususta İbn Abbas’tan şöyle rivayet edilmiştir: Bana Müsennâ rivayet etti, dedi ki: Bize Abdullah rivayet etti, dedi ki: Bana Muâviye, Ali’den, o da İbn Abbas’tan Dinlerini eğlence ve oyun edinenler ayeti hakkında rivayet etti. İbn Abbas şöyle dedi: Onlar imana çağrıldıkları zaman, Allah hakkında aldanmış olduklarından kendilerini imana çağıran kimseyle alay eder ve onu küçümserlerdi. Dünya hayatı kendilerini aldattı sözü ise, içinde bulundukları peşin geçim bolluğu, rahatlık ve huzurun onları âhiretteki paylarını elde etmekten alıkoyduğu, nihayet ölüm kendilerine gelinceye kadar böyle devam ettikleri anlamındadır.
Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Bugün, yani kıyamet günü, onlar bu günlerine kavuşmayı unuttukları gibi biz de onları unuturuz. Buradaki unuturuz sözü, onları açık azap içinde aç ve susuz, yiyeceksiz ve içeceksiz bırakırız demektir. Çünkü onlar bu günlerine kavuşmak için amel etmeyi terk etmiş, Allah’a itaat uğrunda bedenlerini yorarak ona hazırlanmaktan yüz çevirmişlerdi. Daha önce unuturuz sözünün anlamını delilleriyle açıklamıştık; burada tekrar etmeye gerek yoktur. Tevil ehli de bu hususta bizim söylediğimize benzer görüşler söylemiştir. Bunu söyleyenlerden bize İbn Vekî‘ rivayet etti, dedi ki: Bize babam, Süfyân’dan, o Câbir’den, o da Mücâhid’den Bugün biz de onları unuturuz sözü hakkında rivayet etti. Mücâhid: Azap içinde bırakıldılar, dedi. Bize Muhammed b. Abdüla‘lâ rivayet etti, dedi ki: Bize Muhammed b. Sevr, Ma‘mer’den, o İbn Ebî Necîh’ten, o da Mücâhid’den Bugün biz de onları unuturuz sözü hakkında rivayet etti. Mücâhid: Onlar bu günlerine kavuşmayı terk ettikleri gibi biz de onları terk ederiz, dedi. Bana Muhammed b. Amr rivayet etti, dedi ki: Bize Ebû Âsım rivayet etti, dedi ki: Bize Îsâ, İbn Ebî Necîh’ten, o da Mücâhid’den Allah’ın Onları unuturuz sözü hakkında rivayet etti. Mücâhid: Onları ateşte bırakırız, dedi. Bana Müsennâ rivayet etti, dedi ki: Bize Abdullah b. Sâlih rivayet etti, dedi ki: Bana Muâviye, Ali’den, o da İbn Abbas’tan Bugün biz de onları, bu günlerine kavuşmayı unuttukları gibi unuturuz sözü hakkında rivayet etti. İbn Abbas: Onlar bu günlerine kavuşmak için amel etmeyi terk ettikleri gibi biz de onları rahmetten mahrum bırakırız, dedi. Bana Muhammed b. Sa‘d rivayet etti, dedi ki: Bana babam rivayet etti, dedi ki: Bana amcam rivayet etti, dedi ki: Bana babam, kendi babasından, o da İbn Abbas’tan Bugün biz de onları, bu günlerine kavuşmayı unuttukları gibi unuturuz ayeti hakkında rivayet etti. İbn Abbas: Allah onları hayırdan unutur, fakat şerden unutmaz, dedi. Bana Hâris rivayet etti, dedi ki: Bize Abdülazîz rivayet etti, dedi ki: Bize Ebû Sa‘d rivayet etti. Mücâhid’i Bugün biz de onları, bu günlerine kavuşmayı unuttukları gibi unuturuz sözü hakkında şöyle derken işittim: Onları ateşte bırakır ve orada geciktiririz.
Ayetlerimizi inkâr ettikleri gibi sözüne gelince, bunun anlamı şudur: Bugün onları, bu günlerine kavuşmayı unuttukları gibi ve ayetlerimizi inkâr ettikleri gibi azap içinde bırakırız. Buradaki ve ayetlerimizi inkâr ettikleri gibi ifadesi, bu günlerine kavuşmayı unuttukları gibi ifadesine bağlanmıştır. Buna göre sözün tevili şöyledir: Bugün onları azap içinde bırakırız; çünkü dünyada kıyamet günü Allah’a kavuşmak için amel etmeyi terk etmiş ve Allah’ın ayetlerini inkâr etmişlerdi. Allah’ın ayetleri, peygamberler, elçiler, kitaplar ve bunların dışında kendilerine karşı ortaya koyduğu hüccet ve delillerdir. Onların bunları inkâr etmeleri ise bunları yalanlamaları ve hiçbirini tasdik etmemeleri demektir.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…