"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Âmil’in haddi aşması

Mudarib haddi aşar, yapmaması gereken bir şeyi yapar yahut satın alması yasak olan bir şeyi satın alırsa, içlerinde İmam Mâlik, İmam Şâfiî, İshak ve rey ashabının da bulunduğu ilim ehlinin çoğunluğuna göre sermayeyi tazmin eder. Çünkü izni olmadığı hâlde o kişinin malında tasarruf etmiş sayılır; dolayısıyla —gâsıbın (malı gasp eden şahsın) durumu gibi— bunu tazmin etmesi de gerekli olur.

İzni olmayan bir şeyi satın alacağı vakit bundan kâr edecek olursa, söz konusu kâr mal sahibine ait olur. Bunu, İmam Ahmed ifade etmiştir. Ondan nakledildiğine göre; her iki tarafın kârla tasaddukta bulunacaklarını da söylemiştir. el-Kadı (İyaz) ise: Bu görüş, korku (takva) üzere verilen bir görüştür. Zira hüküm konusunda bu, mal sahibine aittir, demiştir. Bu, Evzâî’nin de görüşünü oluşturmaktadır.

İmam Mâlik ise; söz konusu kârın, iki tarafın koştukları şarta göre belirleneceğini; zira bunun başkasına da sirayet eden bir kısmı oluşturmuş olması hasebiyle, her ikisi arasında koştukları şart üzere kârın olmasını engellemeyeceğini belirtmiştir. Bu, kimsenin olmayacak bir elbiseyi giymek yahut binilemeyecek bir hayvana binmesine benzeyeceğini ifade etmiştir.

İmam Ahmed’in mezhebine göre söz konusu olan bu kâr, mal sahibine ait olur. Mudarib hakkında ise iki görüş gelmiştir:

Ona bu kârdan bir şey verilmez. Çünkü kendisine izin verilmeyen bir akde imza atmıştır; dolayısıyla da ona bundan bir şey de verilmez, tıpkı gâsıbın (mal gasp eden kimse) durumu gibi.
Bu kârdan ona verilir. Zira mal sahibi alışveriş işleminden memnun kalmış ve kârı da elde edip almıştır; öyleyse âmil, ivaz olarak bu kârdan hak etmiş olur. Sanki onun izniyle akdi gerçekleştirmiş gibi kabul edilir.
Ne kadar verileceği hakkında ise iki görüş yer almaktadır:
Birincisi: Kârı kapsamayacak ölçüde misli ücret verilir. Çünkü bu, ivaza hak sahibi olacak emekte bulunmuştur; adı konulmuş ücret ise kendisine teslim edilmez, ona misli ecir vardır, fâsit mudârebe gibi.
İkincisi: Ona adı konulmuş ücretten azı yahut misli ecir vardır. Çünkü az olan adı konulmuş olursa, kendisi bundan memnun kalmış olacaktır; hâlbuki onun fazlasına hak sahibi değildir. Az olan misli ecir olursa, bunun da fazlasına hak sahibi olmaz. Çünkü emredildiği şeyi işlemiş değildir.

Mudarib’in âdet olarak kendisi ve diğeri için çekip çevirdiği her şey, aynı zamanda âmil için de söz konusudur; bu sebeple ona ücret yoktur. Çünkü mukabilinde o kâra hak sahibidir. Şayet bunu icra edecek bir kimseyi kiralayacak olursa, ücret yalnız ona ait olur; çünkü emeği kendisine aittir. Ama mudaribin âdet olarak çekip çevirmediği (müdahil olup karışmadığı) duruma gelince, âmilin ise bunda bir emeği söz konusu değildir; bu nedenle onu icra edecek kimseyi kiralama hakkı vardır. Bunu, İmam Ahmed ifade etmiştir. Zira mudârebe işindeki emek —kendisinin ileri sürdüğü şartın zorluğu nedeniyle— şart koşulmamıştır; onun içindir ki bunda örfe müracaat edilir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/birden-fazla-kisiyle-yapilan-mudarebe/,https://kutsalayet.de/amilin-kara-hak-sahibi-olmasi/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız