Ey kitap ehli! Neden hakkı batılla karıştırıyor ve bildiğiniz halde gerçeği gizliyorsunuz?
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Ya ehle l-kitabi lime تلbisune l-hakka bi-l-batıl (ey kitap ehli neden hakkı batılla karıştırıyorsunuz) ve tektumune l-hakka (ve gerçeği gizliyorsunuz) ve entum ta‘lemun (oysa biliyorsunuz)
Mukatil Tefsiri
“Ey kitap ehli! Neden hakkı bâtılla karıştırıyorsunuz?”; yani neden hakkı bâtıl ile karıştırıyorsunuz? “Ve bile bile hakkı gizliyorsunuz.” Bunun sebebi şuydu: Yahudiler, Muhammed’in işinin bir kısmını kabul ediyor, bir kısmını ise gizliyorlardı. “Siz bilirken”; yani Muhammed’in peygamber ve resul olduğunu bildiğiniz halde.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah bu ayette Tevrat ve İncil ehline hitap ederek şöyle buyurmaktadır: Ey kitap ehli! Neden hakkı bâtılla karıştırıyorsunuz? Buradaki “hakkı bâtılla karıştırmak”, onların dilleriyle Muhammed’i ve onun Allah katından getirdiklerini doğruluyormuş gibi görünmeleri; fakat kalplerinde Yahudilik ve Hristiyanlık inancını taşımalarıdır.
İbn Abbas’tan şöyle rivayet edilmiştir: Abdullah b. Sayf, Adiyy b. Zeyd ve Haris b. Avf birbirlerine şöyle dediler: “Gelin, sabah Muhammed’e ve arkadaşlarına indirilene iman etmiş gibi görünüp akşam inkâr edelim. Böylece onların dinini karıştıralım; belki bizim yaptığımızı yaparlar da dinlerinden dönerler.” Bunun üzerine Allah şu ayetleri indirdi:
“Ey kitap ehli! Neden hakkı bâtılla karıştırıyor ve bile bile gerçeği gizliyorsunuz?” devamında “Allah geniş ihsan sahibidir, hakkıyla bilendir.” buyruğuna kadar olan ayetler. (Âl-i İmrân 71-73)
Katâde şöyle demiştir: “Neden Yahudilik ve Hristiyanlığı İslam’la karıştırıyorsunuz? Halbuki Allah’ın kabul ettiği tek dinin İslam olduğunu biliyorsunuz.” (Âl-i İmrân 71)
Rebi‘ de aynı şekilde şöyle açıklamıştır: “Allah, kullardan İslam dışında hiçbir dini kabul etmez.” (Âl-i İmrân 71)
İbn Cüreyc ise ayeti şöyle açıklamıştır: “Burada kastedilen, İslam’ı Yahudilik ve Hristiyanlıkla karıştırmalarıdır.” (Âl-i İmrân 71)
İbn Zeyd ise şöyle demiştir: “Hak, Allah’ın Musa’ya indirdiği Tevrat’tır. Bâtıl ise onların kendi elleriyle yazdıkları şeylerdir.” (Âl-i İmrân 71)
Ardından Allah şöyle buyurmuştur:
“Ve bile bile gerçeği gizliyorsunuz.”
Yüce Allah’ın burada kastettiği gerçek, onların kitaplarında bulunan Muhammed’in sıfatı, peygamberliği ve gönderilişi hakkındaki bilgilerdir.
Katâde şöyle demiştir: “Onlar Muhammed’in durumunu gizlediler. Halbuki onu Tevrat ve İncil’de yazılı buluyorlardı; o insanlara iyiliği emrediyor, kötülükten sakındırıyordu.” (Âl-i İmrân 71)
Rebi‘ de şöyle demiştir: “Onlar Muhammed’in vasfını gizliyorlardı. Halbuki onu Tevrat ve İncil’de yazılı buluyorlardı.” (Âl-i İmrân 71)
İbn Cüreyc ise şöyle açıklamıştır: “Gizledikleri hak, İslam dini ve Muhammed’in peygamberliğidir. Çünkü onlar Muhammed’in Allah’ın resulü olduğunu ve gerçek dinin İslam olduğunu biliyorlardı.” (Âl-i İmrân 71)
Allah’ın: “Siz bunu bildiğiniz halde” buyruğunun anlamı şudur: Siz gizlediğiniz şeyin hak olduğunu ve Allah katından geldiğini biliyorsunuz.
Bu ayet, kitap ehlinin Muhammed’in peygamberliğini bile bile inkâr ettiklerini, kitaplarında buldukları gerçeği kasıtlı olarak gizlediklerini haber vermektedir.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…