"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Ali İmran 63

Eğer yüz çevirirlerse, şüphesiz Allah bozguncuları bilendir.

Okunuşu ve Kelime Anlamı
Fe-in tevellev (eğer yüz çevirirlerse) fe-innallaha alimun bi-l-mufsidin (Allah bozguncuları bilir)

Mukatil Tefsiri
“Eğer yüz çevirirlerse”; yani lânetleşmeden başka bir şeyi kabul etmezlerse. “Şüphesiz Allah bozguncuları bilendir”; yani yeryüzünde günahlarla fesat çıkaranları bilendir.

Taberi Tefsiri
Bu ayetin anlamı şöyledir: Eğer seninle Îsâ hakkında tartışan Necran Hristiyanları ve diğer inkârcılar, sana Rabbinden gelen gerçeği kabul etmekten yüz çevirirlerse; Allah’ın birliğini ve Îsâ’nın Allah’ın kulu ile resulü olduğunu kabul etmeyip inkârda diretirlerse, Allah onların yaptıklarını çok iyi bilmektedir.

Buradaki “bozguncular”, Allah’a isyan eden, O’nun dinine karşı çıkan ve yeryüzünde Allah’ın yasakladığı işleri yapan kimselerdir. Allah onların amellerini eksiksiz biçimde bilmekte, yaptıklarını kaydetmekte ve sonunda hak ettikleri karşılığı vermek üzere saklamaktadır. Onlar hakikati öğrendikleri halde onu gizlemiş, insanları Allah’ın yolundan çevirmeye çalışmış ve yeryüzünde bozgunculuk yapmışlardır.

Muhammed b. Cafer b. Zübeyr şöyle demiştir: “Îsâ hakkında sana getirilen haber gerçeğin kendisidir.” İbn Cüreyc de: “Îsâ hakkında söylenen bu söz gerçek kıssadır” demiştir. İbn Zeyd ise şöyle açıklamıştır: “Îsâ hakkında doğru olan budur. O, Allah’ın kelimesi, Allah’tan bir ruh, Allah’ın kulu ve resulüdür.” İbn Abbas da: “Îsâ hakkında söylediğimiz bu söz gerçeğin kendisidir” demiştir.

Allah Teâlâ, peygamberi Muhammed ile Necran heyeti arasındaki hükmü kesin biçimde ortaya koyduktan sonra, onlar yine de yüz çevirir ve tartışmayı sürdürürlerse, Allah’ın onların bozgunculuklarını bildiğini haber vermiştir. Çünkü onlar hakikati öğrendikleri halde inkâr etmiş, Allah’ın kullarını doğru yoldan çevirmeye çalışmışlardır. Böylece ayet, inkârcılar için ağır bir tehdit ve müminler için bir güvence olmuştur.

Daha sonra Allah, peygamberine onları mübâheleye çağırmasını emretmiştir. Resulullah da Necran heyetini buna davet etmiştir. Rivayet edildiğine göre heyet kendi aralarında toplanıp durumu değerlendirmiş ve şöyle demişlerdir: “Eğer Muhammed gerçekten peygamberse ve bize beddua ederse tamamen helâk oluruz.” Bunun üzerine mübâheleden vazgeçmişlerdir. (Âl-i İmrân 61)

Şa‘bî’nin rivayetinde, Resulullah ertesi gün Hasan’ı kucağına almış, Hüseyin’in elinden tutmuş, Fâtıma da arkasında yürür halde çıkmıştır. Bazı rivayetlerde Ali’nin de yanında olduğu belirtilmiştir. Resulullah onları mübâheleye çağırınca korkup geri çekilmişlerdir. Resulullah da: “Eğer mübâheleye çıksalardı helâk olurlardı” buyurmuştur. (Âl-i İmrân 61)

Sonunda Necran halkı savaşmayı göze alamamış, cizye vermeyi kabul etmiş ve Resulullah ile anlaşma yapmıştır. Böylece Allah’ın peygamberine verdiği destek ortaya çıkmış, Îsâ hakkında hak olan inanç açıklanmış ve inkârcıların iddiaları geçersiz kılınmıştır. (Âl-i İmrân 61-63)

Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…

https://kutsalayet.de/ali-imran-62/,https://kutsalayet.de/ali-imran-64/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız