De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah çok bağışlayıcıdır, merhametlidir.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Kul (de ki) in kuntum tuhibbune llah (eğer Allah’ı seviyorsanız) fettebiuni (bana uyun) yuhbibkumu llah (Allah sizi sevsin) ve yagfir lekum zunubekum (günahlarınızı bağışlasın) vallahu gafurun rahim (Allah bağışlayıcıdır merhametlidir)
Mukatil Tefsiri
Nebî, Ka‘b ve arkadaşlarını İslâm’a çağırdığında onlar: “Biz Allah’ın oğulları ve sevgilileriyiz; Allah’a olan sevgimiz, bizi çağırdığın şeyden daha kuvvetlidir” dediler. Bunun üzerine Allah Teâlâ Nebî’sine şöyle buyurdu: “De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun”; yani benim dinim üzere olun. “Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın”; yani şirk halinde işledikleriniz bağışlansın. “Allah bağışlayandır, merhamet edendir”; yani şirk halinde işlenenleri bağışlayandır ve İslâm’da onlara merhamet edendir.
Taberi Tefsiri
Bu ayetin tefsiri hakkında tevil ehli farklı görüşler ileri sürmüştür. Bazıları bu ayetin, Nebi döneminde “Biz Rabbimizi seviyoruz” diyen bir topluluk hakkında indirildiğini söylemiştir. Bunun üzerine Yüce Allah, Nebisi Muhammed’e onlara şöyle demesini emretmiştir: “Eğer söylediğiniz sözde samimiyseniz bana uyun; çünkü bana uymanız, Allah’ı sevdiğiniz iddianızın doğruluğunun alametidir.”
Müsenna, İshak, Abdurrahman b. Abdullah ve Bekr b. Esved yoluyla Hasan’dan rivayet edildiğine göre Hasan şöyle demiştir: Nebi döneminde bazı insanlar, “Ey Muhammed! Biz Rabbimizi seviyoruz” dediler. Bunun üzerine Yüce Allah şu ayeti indirdi: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın.” Böylece Allah, Nebisi Muhammed’e uymayı kendi sevgisinin alameti, ona karşı gelmeyi de azap sebebi kılmıştır.
Müsenna, Ali b. Heysem, Abdülvehhab ve Ebu Ubeyde yoluyla Hasan’dan rivayet edildiğine göre Hasan şöyle demiştir: Nebi döneminde bazı topluluklar, “Ey Muhammed! Biz Rabbimizi seviyoruz” dediler. Bunun üzerine Allah şu ayeti indirdi: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın.” Böylece Allah, Nebisi Muhammed’e uymayı kendi sevgisinin işareti, ona muhalefet etmeyi de azap sebebi yaptı.
Kasım, Hüseyin, Haccac ve İbn Cüreyc yoluyla rivayet edildiğine göre İbn Cüreyc şöyle demiştir: Bazı insanlar “Biz Rabbimizi seviyoruz” diyorlardı. Bunun üzerine Allah onlara Muhammed’e uymalarını emretti ve Muhammed’e uymayı Allah sevgisinin alameti kıldı.
Muhammed b. Sinan, Ebu Bekir el-Hanefî, Abbad b. Mansur ve Hasan yoluyla rivayet edildiğine göre Hasan şöyle demiştir: Nebi döneminde bazı insanlar Allah’ı sevdiklerini iddia ediyorlardı. Allah onların bu sözlerinin amelle doğrulanmasını istedi ve “Eğer Allah’ı seviyorsanız…” ayetini indirdi. Böylece Muhammed’e uymak onların sözlerinin doğruluğunun kanıtı oldu.
Başka alimler ise bunun, Allah’ın Nebisi Muhammed’e Necran’dan gelen Hristiyan heyetine söylemesini emrettiği bir söz olduğunu belirtmişlerdir. Buna göre onların İsa hakkında söyledikleri aşırı sözler gerçekten Allah sevgisi ve O’nu yüceltme amacıyla ise Muhammed’e uymaları emredilmiştir.
İbn Humeyd, Seleme, Muhammed b. İshak ve Muhammed b. Cafer b. Zübeyr yoluyla rivayet edildiğine göre ayetin anlamı şöyledir: “Ey Muhammed! De ki: Eğer İsa hakkında söylediğiniz bu sözler gerçekten Allah sevgisi ve O’nu yüceltme amacıyla söylenmişse bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve geçmiş küfrünüzü bağışlasın. Allah çok bağışlayıcı ve merhametlidir.”
Ebu Cafer şöyle demiştir: Bu ayetin tevilinde doğruya en yakın görüş Muhammed b. Cafer b. Zübeyr’in görüşüdür. Çünkü bu surede ve bu ayetten önce Necran heyeti dışında Allah’ı sevdiklerini veya O’nu yücelttiklerini iddia eden başka bir topluluktan söz edilmemiştir. Dolayısıyla “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun” sözü Hasan’ın söylediği gibi genel bir topluluğa cevap olamaz. Hasan’dan nakledilen rivayet ise bizim katımızda sahih bir haberle desteklenmemiştir. Ancak Hasan burada Nebi döneminde bu sözü söyleyen toplulukla Necran Hristiyanlarını kastetmiş olabilir. Eğer durum böyleyse onun sözü bizim açıkladığımız anlamla aynı olur. Çünkü elde kesin bir haber ve ayetin içinde açık bir delil bulunmadığı sürece ayetin anlamını surenin genel akışına uygun şekilde anlamak gerekir. Bu surenin başından itibaren öncesi ve sonrası Necran Hristiyanları hakkında konuşmakta, onların Mesih hakkındaki batıl sözlerini çürütmekte ve Nebi’nin haklılığını ortaya koymaktadır. Bu nedenle bu ayetin de aynı bağlam içinde değerlendirilmesi gerekir.
Buna göre ayetin anlamı şöyledir: Ey Muhammed! Necranlı Hristiyan heyetine de ki: Eğer Allah’ı sevdiğinizi, Mesih’i yüceltmenizin ve onun hakkında söylediklerinizin Allah sevgisinden kaynaklandığını iddia ediyorsanız, sözünüzde samimiyseniz bana uyun. Çünkü siz benim Allah tarafından size gönderilmiş bir elçi olduğumu biliyorsunuz; tıpkı İsa’nın kendi kavmine gönderilmiş bir elçi olduğu gibi. Eğer bana uyup Allah’tan getirdiğim vahyi tasdik ederseniz Allah günahlarınızı bağışlar, sizi cezalandırmaktan vazgeçer ve geçmiş günahlarınızı affeder. Çünkü O, mümin kullarının günahlarını bağışlayan ve bütün yaratılmışlara merhamet edendir.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…