"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Ali İmran 21

Allah’ın ayetlerini inkâr eden, peygamberleri haksız yere öldüren ve insanlardan adaleti emredenleri öldürenleri elem verici bir azapla müjdele.

Okunuşu ve Kelime Anlamı
İnne (şüphesiz) ellezine keferu (inkâr edenler) bi-ayati llah (Allah’ın ayetlerini) ve yaktulune n-nebiyyine (peygamberleri öldürenler) bi-gayri hakk (haksız yere) ve yaktulune ellezine ye’murune bil-kıst (adaleti emredenleri öldürenler) mine n-nas (insanlardan) fe-beşşirhum bi-azabin elim (onları acı bir azapla müjdele)

Mukatil Tefsiri
“Şüphesiz Allah’ın ayetlerini inkâr edenler”; yani Kur’ân’ı inkâr edenlerdir. Bunlar, kitabı okumayan Yahudi İsrailoğulları hükümdarlarıdır. “Peygamberleri haksız yere öldürenler ve insanlardan adaleti emredenleri öldürenler”; yani Mûsâ’dan sonra İsrailoğulları müminlerinden insanlar arasında adaleti emreden kimseleri öldürenlerdir. “Onları elem verici bir azap ile müjdele”; yani acı verici bir azap ile. Burada Yahudiler kastedilmektedir; çünkü bunlar, peygamberleri ve adaleti emredenleri öldüren önceki atalarının dini üzeredirler.

Taberi Tefsiri
Yüce Allah’ın bu ayetteki muradı şudur: Allah’ın ayetlerini inkâr edenler, yani Allah’ın delillerini, hüccetlerini ve apaçık belgelerini yalanlayan Tevrat ve İncil ehli kimseler.

İbn Humeyd bize rivayet etti, dedi ki: Seleme bize rivayet etti; İbn İshak’tan, o da Muhammed b. Cafer b. Zübeyr’den rivayet ettiğine göre o şöyle dedi: “Allah burada Yahudi ve Hristiyanları birlikte zikretmiş, onların ortaya çıkardıkları sapıklıkları ve bidatleri anlatmıştır.” Ardından şu ayeti okudu: “Şüphesiz Allah’ın ayetlerini inkâr edenler, peygamberleri haksız yere öldürenler…” devam ederek: “De ki: Ey mülkün sahibi Allah…” (Ali İmran 26)

“Peygamberleri haksız yere öldürenler” ifadesinin anlamı şudur: Onlar, Allah’ın kendilerine gönderdiği peygamberleri öldürüyorlardı. Bu peygamberler onları Allah’a isyandan sakındırıyor, kitaplarında yasaklanan günahları işlemelerini engelliyorlardı. Zekeriya, oğlu Yahya ve diğer peygamberler buna dahildir.

“İnsanlardan adaleti emreden kimseleri öldürenler” ayeti hakkında kıraat âlimleri ihtilaf etmişlerdir. Medine, Hicaz, Basra, Kufe ve diğer şehirlerin kıraat imamlarının çoğunluğu bunu “öldürenler” şeklinde okumuştur. Kufe’den bazı son dönem okuyucular ise Abdullah b. Mesud’un mushafındaki bir rivayete dayanarak “savaşanlar” anlamında okumuşlardır. Fakat doğru kıraat, cumhurun okuduğu “öldürenler” kıraatidir. Çünkü bütün kıraat imamlarının ittifakı bu şekildedir ve tefsir ehlinin açıklamaları da bunu desteklemektedir.

Muhammed b. Amr bana rivayet etti, dedi ki: Ebu Asım bize rivayet etti; İsa’dan, o da İbn Ebi Necih’den, o da Ma‘kıl b. Ebi Miskin’den rivayet ettiğine göre o şöyle dedi: “İsrailoğullarına vahiy gelir, kendilerine öğüt verilirdi; fakat yeni bir kitap verilmezdi. Bu öğüt verenler öldürülürdü. Sonra onları tasdik eden birtakım insanlar kalkar, kavimlerine öğüt verirlerdi; onlar da öldürülürdü. İşte bunlar insanlardan adaleti emreden kimselerdir.”

Müsenna bana rivayet etti, dedi ki: İshak bize rivayet etti; Abdullah b. Ebi Cafer’den, o da babasından, o da Katade’den rivayet ettiğine göre Katade şöyle dedi: “‘Peygamberleri haksız yere öldürenler ve insanlardan adaleti emredenleri öldürenler…’ Bunlar kitap ehlidir. Peygamberlerin takipçileri onları uyarır ve öğüt verirlerdi; onlar da bunları öldürürlerdi.”

Kasım bana rivayet etti, dedi ki: Hüseyin bize rivayet etti; Haccac’dan, o da İbn Cüreyc’den rivayet ettiğine göre o şöyle dedi: “İsrailoğullarından bazı kimseler kitap okumuyorlardı; fakat kendilerine vahiy geliyor ve kavimlerini uyarıyorlardı. Bu sebeple öldürüldüler. İşte bunlar insanlardan adaleti emreden kimselerdir.”

Ebu Ubeyde b. Cerrah’tan şöyle rivayet edilmiştir: “Ey Allah’ın Resulü! Kıyamet günü insanların en şiddetli azaba uğrayacak olanı kimdir?” diye sordum. Resulullah şöyle buyurdu:

“Bir peygamberi öldüren kimse veya iyiliği yasaklayıp kötülüğü emreden kimse.”

Sonra Resulullah şu ayeti okudu: “Peygamberleri haksız yere öldürenler ve insanlardan adaleti emredenleri öldürenler…” devam ederek: “Onların hiçbir yardımcıları yoktur.” ayetine kadar ulaştı. Ardından şöyle buyurdu:

“Ey Ebu Ubeyde! İsrailoğulları günün ilk saatinde kırk üç peygamber öldürdüler. Bunun üzerine İsrailoğullarından yüz on iki âbid kişi ayağa kalktı; peygamberleri öldürenlere iyiliği emredip kötülükten sakındırdılar. Onlar da aynı günün sonunda hepsini öldürdüler. Allah’ın ayette sözünü ettiği kimseler işte bunlardır.”

Buna göre ayetin anlamı şudur: Allah’ın ayetlerini inkâr edenler, peygamberleri haksız yere öldürenler ve kendilerini Allah’ın emirlerine çağırıp adaleti emredenleri öldürenler var ya…

“Onları elem verici bir azap ile müjdele.” sözünün anlamı ise şudur: Ey Muhammed! Onlara Allah katında kendilerini acı içinde bırakacak elem verici bir azap bulunduğunu haber ver.

Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…

https://kutsalayet.de/ali-imran-20/,https://kutsalayet.de/ali-imran-22/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız