"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Ali İmran 11

Tıpkı Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin durumu gibi. Onlar ayetlerimizi yalanladılar, Allah da onları günahları sebebiyle yakaladı. Allah’ın azabı çok şiddetlidir.

Okunuşu ve Kelime Anlamı
Ke-de’bi (tıpkı gidişat gibi) ali fir‘avne (Firavun ailesinin) vellezine min kablihim (ve onlardan öncekilerin) kezzebu (yalanladılar) bi-ayatina (ayetlerimizi) fe-ehazehumu llahu (Allah onları yakaladı) bi-zunubihim (günahları sebebiyle) vallahu şedidu l-ikab (Allah azabı şiddetli olandır)

Mukatil Tefsiri
“Firavun hanedanının durumu gibi” buyruğunun anlamı; yalanlamada Firavun ailesine benzeyenler gibi demektir. “Onlardan öncekiler” buyruğuyla ise Firavun ailesinden önce gelip geçmiş eski ümmetler kastedilmektedir. Firavun’dan önceki bu geçmiş topluluklar; Nûh kavmi, Âd kavmi, Semûd kavmi, İbrahim kavmi, Lût kavmi ve Şuayb kavmidir. “Ayetlerimizi yalanladılar” buyruğunun anlamı da onların, dünyada üzerlerine inecek azabı da yalanlamalarıdır; yani azabın kendilerine inmeyeceğini söylemişlerdi. Bunun üzerine Allah Teâlâ: “Allah onları günahları sebebiyle yakaladı” buyurdu; yani Allah onları dünyada günahları sebebiyle cezalandırdı ve azaba uğrattı. “Allah’ın azabı çok şiddetlidir” buyruğu ise Allah’ın cezalandırdığı zaman cezasının son derece ağır ve şiddetli olduğunu ifade etmektedir.

Taberi Tefsiri
Allah bununla şunu kastetmektedir: Şüphesiz inkâr edenlerin malları ve çocukları, Allah’ın azabı üzerlerine geldiğinde kendilerine hiçbir fayda sağlamayacaktır. Tıpkı Firavun ailesinin ve onlardan önce yaşamış ümmetlerin durumu gibi. Onlar Allah’ın ayetlerini yalanlamışlar, bunun üzerine Allah da günahları sebebiyle onları yakalayıp helâk etmiştir. Ayetleri yalanladıkları zaman, malları ve çocukları Allah’ın azabı geldiğinde kendilerine hiçbir fayda vermemiştir. Nuh kavmi, Hûd kavmi, Lût kavmi ve benzerleri gibi Firavun’dan önce yaşamış topluluklar da Rablerini yalanlamaları sebebiyle hemen cezalandırılmışlardır.

Tefsir âlimleri, “Firavun ailesinin gidişi gibi” ifadesinin anlamı konusunda farklı görüşler söylemişlerdir.

Bazıları bunun “onların sünneti ve yolu gibi” anlamına geldiğini söylemiştir. Rebî‘ b. Enes’ten gelen rivayette “Firavun ailesinin gidişi gibi” ifadesi “onların yolu ve âdeti gibi” şeklinde açıklanmıştır.

Bazıları ise bunun “onların ameli gibi” anlamına geldiğini söylemiştir. Dahhâk, “Firavun ailesinin ameli gibi” demiştir. İbn Zeyd de bunun “onların fiili ve peygamberleri yalanlamaları gibi” anlamına geldiğini söylemiş ve “Nuh kavminin gidişi gibi” (Mümin 31) ayetini okuyarak, “Yani onlara gelen azabın benzeri size de gelir” demiştir. Ona göre “de’b” kelimesinin anlamı “amel”dir.

İkrime ve Mücâhid ise bu ifadeyi “Firavun ailesinin hali, durumu ve davranışı gibi” diye açıklamışlardır.

İbn Abbas’tan gelen rivayette de “Firavun ailesinin yaptığı gibi” anlamı verilmiştir.

Başka bazıları ise ayetin anlamının “Firavun ailesinin yalanlaması gibi” olduğunu söylemiştir. Süddî, bu ayetin inkârcıların yalanlama ve inkâr bakımından kendilerinden önce gelenlerin durumuna benzetildiğini ifade etmiştir.

“De’b” kelimesinin asıl anlamı, bir işte sürekli çalışmak ve devam etmektir. Araplar daha sonra bu kelimeyi “hal, iş, âdet ve durum” anlamlarında kullanmışlardır. İmruülkays’ın şu şiirinde olduğu gibi:

“Benim şifam dökülen bir gözyaşıdır.
Silinmiş bir yurtta ağlayacak kimse var mı?
Senin daha önce Ümmü’l-Huveyris’e yaptığın gibi,
Me’sel’deki Ümmü’r-Rebâb komşusuna yaptığın gibi.”

Burada “senin gidişin gibi” sözüyle “senin halin, işin ve davranışın gibi” anlamı kastedilmiştir. Araplar “Bu benim de’bim ve senin de’bindir” diyerek “bu benim işim, halim ve âdetimdir” demek isterler.

“Allah’ın azabı çok şiddetlidir” ifadesi ise, Allah’ı inkâr eden ve kendilerine delil açıkça ortaya çıktıktan sonra peygamberlerini yalanlayan kimselere Allah’ın azabının çok ağır olduğunu ifade etmektedir.

Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…

https://kutsalayet.de/ali-imran-10/,https://kutsalayet.de/ali-imran-12/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız