Sonra onu kapkara bir kuru çerçöp hâline getirdi.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
Fe-cealehu (sonra onu kıldı) ğusaen (kurumuş çerçöp) ahva (kapkara)
Mukatil Tefsiri
İlk zamanlarda yeşil ve taze görünen otları daha sonra kurutur, yeşilliğini giderir ve sonunda onları kuru, kararmış çerçöp hâline getirir.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah’ın zikri şöyle buyurmaktadır: O merayı kuru çerçöp hâline getirdi. Bu, bitkiden kuruyup sertleşen ve rüzgârın savurduğu şeydir. Burada kastedilen, onu beyazlıktan veya yeşillikten sonra şiddetli kuruluk sebebiyle siyahlığa dönüşmüş, kupkuru ve ufalanmış bir hâle getirmesidir. Tevil ehli de bu konuda bizim söylediğimiz anlamda açıklama yapmıştır. Ali bana anlattı, dedi ki: Ebu Salih bize anlattı, dedi ki: Muaviye bana Ali’den, o da İbn Abbas’tan nakletti; “Kapkara bir kuru çerçöp” buyruğu hakkında şöyle demiştir: “Değişmiş kuru ot demektir.” Muhammed b. Amr bana anlattı, dedi ki: Ebu Âsım bize anlattı, dedi ki: İsa bize anlattı; Hâris de bana anlattı, dedi ki: Hasan bize anlattı, dedi ki: Verkâ bize anlattı; hepsi İbn Ebî Necîh’ten, o da Mücahid’den nakletti; “Kapkara bir kuru çerçöp” buyruğu hakkında şöyle demiştir: “Selin getirdiği çerçöp gibi kararmış demektir.” Bişr bize anlattı, dedi ki: Yezîd bize anlattı, dedi ki: Saîd bize Katâde’den nakletti; “Kapkara bir kuru çerçöp” buyruğu hakkında şöyle demiştir: “Yeşillikten sonra kuruluğa döner.” Yûnus bana anlattı, dedi ki: İbn Vehb bize haber verdi, dedi ki: İbn Zeyd, “Sonra onu kapkara bir kuru çerçöp hâline getirdi” buyruğu hakkında şöyle demiştir: “O yeşil bir sebze ve bitkiydi; sonra kuruyup sarardı, kuru çerçöp hâline geldi, rüzgârlar ve seller onu götürür oldu.” Arap dilini bilen bazı kimseler bunun anlam bakımından öne alınması gerekenin sona bırakıldığı ifadelerden olduğunu düşünmüştür. Onlara göre sözün anlamı şöyledir: “O merayı kapkara, yani siyaha çalan koyu yeşil olarak çıkardı, sonra onu çerçöp hâline getirdi.” Bu görüşlerine delil olarak Zü’r-Rumme’nin şu sözünü göstermişlerdir: “Siyahlığa çalan, alnı ak, çevik; onun içinde yağmurlar yağmış, tomurcuklar onu kuşatmıştır.” Her ne kadar Arapların, yeşilliği koyulaşan bitkiye siyah demeleri imkânsız değilse de bu söz bana göre doğru değildir. Çünkü bu, tevil ehlinin yorumuna aykırıdır. Ayrıca bir kelimenin anlamı, ancak kendi yerinde anlaşılır bir yönü bulunmadığında öne alma ve sona bırakma ihtimaliyle yorumlanır. Kendi yerinde sahih bir anlamı varken, anlamını öne alma ve sona bırakma yoluyla açıklamaya çalışmanın bir gereği yoktur.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…