Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ederler. Ey iman edenler, siz de ona salât edin ve tam bir teslimiyetle selam verin.
Okunuşu ve Kelime Anlamı
İnnallâhe ve melâiketehû (şüphesiz Allah ve melekleri) yusallûne alen nebiyyi (Peygambere salât ederler) yâ eyyühellezîne âmenû (ey iman edenler) sallû aleyhi (ona salât edin) ve sellimû teslîmâ (ve tam bir teslimiyetle selam verin).
Mukatil Tefsiri
Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ederler. Rabbin salâtı, Peygamber’i bağışlamasıdır; meleklerin salâtı ise Peygamber için bağışlanma dilemeleridir. Sonra Yüce Allah: Ey iman edenler! Siz de ona salât edin; yani Peygamber için bağışlanma dileyin ve tam bir teslimiyetle selam verin, buyurdu. Bu ayet indiğinde Müslümanlar: “Ey Allah’ın Resulü! Bu senin içindir, peki bizim için ne vardır?” dediler. Bunun üzerine: “O, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size salât eden, melekleri de sizin için salât eden Allah’tır. O, müminlere karşı çok merhametlidir” (Ahzâb 43) ayeti indi.
Taberi Tefsiri
Yüce Allah şöyle buyurur: Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber Muhammed’i mübarek kılarlar. Nitekim bana Ali anlattı, dedi ki: Bize Ebu Salih anlattı, dedi ki: Bana Muaviye, Ali’den, o da İbn Abbas’tan, Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ederler. Ey iman edenler, siz de ona salât edin sözü hakkında şöyle rivayet etti: Peygamber’i mübarek kılarlar. Bunun anlamının şöyle olması da mümkündür: Allah Peygamber’e merhamet eder, melekleri de onun için dua eder ve bağışlanma dilerler. Çünkü Arapların sözünde Allah’tan başkasına nispet edilen salât, ancak dua demektir. Bunu kitabımızın daha önceki bölümlerinde delilleriyle açıklamıştık; dolayısıyla burada tekrar etmeye gerek yoktur. Ey iman edenler, siz de ona salât edin sözü hakkında Yüce Allah şöyle buyurur: Ey iman edenler, Allah’ın Peygamberi Muhammed için dua edin. Ve ona tam bir teslimiyetle selam verin, yani onu İslam selamıyla selamlayın. Söylediğimiz bu manaya uygun olarak Resulullah’tan rivayetler de gelmiştir. Bunu söyleyenlerin rivayetleri şöyledir: Bize İbn Humeyd anlattı, dedi ki: Bize Harun, Anbese’den, o Osman b. Mevheb’den, o Musa b. Talha’dan, o da babasından rivayet etti. Bir adam Peygamber’e gelerek, Allah’ın Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ederler… ayetini söylediğini işittim; sana nasıl salât edelim? dedi. Peygamber şöyle buyurdu: Allah’ım, Muhammed’e ve Muhammed’in ailesine salât et; İbrahim’e salât ettiğin gibi. Şüphesiz sen övülmeye layık ve şanı yüce olansın. Muhammed’i ve Muhammed’in ailesini mübarek kıl; İbrahim’i mübarek kıldığın gibi. Şüphesiz sen övülmeye layık ve şanı yüce olansın. Bana Cafer b. Muhammed el-Kufi anlattı, dedi ki: Bize Ya‘la b. Ecleh, Hakem b. Uteybe’den, o Abdurrahman b. Ebi Leyla’dan, o da Ka‘b b. Ucre’den rivayet etti. Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ederler. Ey iman edenler, siz de ona salât edin ve tam bir teslimiyetle selam verin ayeti inince onun yanına kalkıp gittim ve, Selam vermeyi öğrendik; peki sana nasıl salât edelim ey Allah’ın Resulü? dedim. Şöyle buyurdu: Allah’ım, Muhammed’e ve Muhammed’in ailesine salât et; İbrahim’e ve İbrahim’in ailesine salât ettiğin gibi. Şüphesiz sen övülmeye layık ve şanı yüce olansın. Muhammed’i ve Muhammed’in ailesini mübarek kıl; İbrahim’i ve İbrahim’in ailesini mübarek kıldığın gibi. Şüphesiz sen övülmeye layık ve şanı yüce olansın. Bize Ebu Küreyb anlattı, dedi ki: Bize Malik b. İsmail anlattı, dedi ki: Bize Ebu İsrail, Yunus b. Habab’dan rivayet etti. O, Fars’ta bize hutbe verdi ve Şüphesiz Allah ve melekleri… ayetini okudu. Sonra, İbn Abbas’ın şöyle dediğini işiten biri bana haber verdi: Ayet böyle indirildi. Bunun üzerine biz, yahut onlar, Ey Allah’ın Resulü, sana selam vermeyi öğrendik; peki sana nasıl salât edelim? dedik. Şöyle buyurdu: Allah’ım, Muhammed’e ve Muhammed’in ailesine salât et; İbrahim’e ve İbrahim’in ailesine salât ettiğin gibi. Şüphesiz sen övülmeye layık ve şanı yüce olansın. Muhammed’i ve Muhammed’in ailesini mübarek kıl; İbrahim’i mübarek kıldığın gibi. Şüphesiz sen övülmeye layık ve şanı yüce olansın. Bize İbn Humeyd anlattı, dedi ki: Bize Cerir, Mugire’den, o Ziyad’dan, o da İbrahim’den Şüphesiz Allah ve melekleri… ayeti hakkında rivayet etti. Dediler ki: Ey Allah’ın Resulü, selam vermeyi öğrendik; peki sana nasıl salât edelim? Şöyle buyurdu: Şöyle deyin: Allah’ım, kulun ve Resulün Muhammed’e ve onun Ehl-i Beytine salât et; İbrahim’e salât ettiğin gibi. Şüphesiz sen övülmeye layık ve şanı yüce olansın. Bana Yakub ed-Devraki anlattı, dedi ki: Bize İbn Uleyye anlattı, dedi ki: Bize Eyyub, Muhammed b. Sirin’den, o Abdurrahman b. Bişr b. Mesud el-Ensari’den rivayet etti. Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ederler. Ey iman edenler, siz de ona salât edin ve tam bir teslimiyetle selam verin ayeti inince dediler ki: Ey Allah’ın Resulü, selam vermeyi öğrendik; peki salât nasıl olacak? Oysa Allah senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlamıştır. Şöyle buyurdu: Şöyle deyin: Allah’ım, İbrahim’in ailesine salât ettiğin gibi Muhammed’e salât et. Allah’ım, İbrahim’in ailesini mübarek kıldığın gibi Muhammed’i mübarek kıl. Bize Bişr anlattı, dedi ki: Bize Yezid anlattı, dedi ki: Bize Said, Katade’den, Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber’e salât ederler. Ey iman edenler, siz de ona salât edin ve tam bir teslimiyetle selam verin sözü hakkında rivayet etti. Bu ayet inince dediler ki: Ey Allah’ın Resulü, sana selam vermeyi öğrendik; peki sana nasıl salât edelim? Şöyle buyurdu: Şöyle deyin: Allah’ım, İbrahim’e salât ettiğin gibi Muhammed’e salât et; İbrahim’i mübarek kıldığın gibi Muhammed’i mübarek kıl. Hasan da şöyle demiştir: Allah’ım, İbrahim’e verdiğin gibi Muhammed’in ailesine salâtlarını ve bereketlerini ver. Şüphesiz sen övülmeye layık ve şanı yüce olansın.
Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…