1 – 2 – 3 – 4 – 5 – 6 – 7 – 8 – 9 – 10 – 11
Âdiyât Suresi, Kur’an’ın 100. suresi olup çoğunluğun görüşüne göre Mekke döneminde indirilmiştir ve 11 ayetten oluşur. Sure adını, ilk ayette geçen ve “koşanlar, süratle ilerleyenler” anlamına gelen “âdiyât” kelimesinden alır. Bu ifade genellikle savaşta hızla koşan atlar olarak yorumlanmıştır. Surede insanın nankörlüğü, dünya malına aşırı bağlılığı ve ahiret sorumluluğu üzerinde durulur.
Surenin başlangıcında nefes nefese koşan, tırnaklarından kıvılcımlar çıkaran, sabah vakti baskın yapan ve tozu dumana katan atlara yemin edilir. Bu canlı tasvirler, cesaret, güç ve kararlılığı gözler önüne sererken insanın dikkatini önemli bir gerçeğe çekmek için kullanılır.
Bu yeminlerin ardından insanın Rabbine karşı çok nankör olduğu belirtilir. İnsan, Allah’ın kendisine verdiği sayısız nimetlere rağmen çoğu zaman şükretmez ve bunu davranışlarıyla ortaya koyar. Ayrıca insanın mala karşı aşırı düşkün olduğu ifade edilir. Böylece dünya nimetlerine olan aşırı bağlılığın insanı Allah’ı unutmaya sürükleyebileceğine dikkat çekilir.
Âdiyât Suresi’nde daha sonra ahiret günü hatırlatılır. Kabirlerde bulunanların dışarı çıkarılacağı ve kalplerde gizlenen bütün düşünce ve niyetlerin ortaya konulacağı bildirilir. O gün insanların yalnızca görünen davranışları değil, iç dünyalarında sakladıkları şeyler de açığa çıkacaktır.
Surenin son ayetlerinde Allah’ın o gün kullarının bütün durumlarından haberdar olduğu vurgulanır. Böylece insanın dünyada yaptığı hiçbir işin, taşıdığı hiçbir niyetin Allah’tan gizli kalmayacağı hatırlatılır.
Genel olarak Âdiyât Suresi, insanın Rabbine karşı nankörlük etme eğilimine dikkat çeken, dünya malına aşırı bağlılığın tehlikelerini hatırlatan, ahiret gününde bütün amellerin ve niyetlerin ortaya çıkacağını bildiren ve insanı şükre, sorumluluk bilincine ve ahiret hazırlığına çağıran kısa fakat son derece etkili bir suredir.