"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Adiyat 1

Soluk soluğa koşanlara andolsun

Okunuşu ve Kelime Anlamı
Vel-adiyati (koşanlara) dabha (soluyarak)

Mukatil Tefsiri
Nebi Huneyn tarafına Kinâne kabilesine karşı bir seriyye göndermiş ve başlarına ensardan nakiblerden Münzir b. Amr’ı tayin etmişti. Bu birlik uzun süre geri dönmedi ve Nebi’ye onlardan bir haber gelmedi. Bunun üzerine Allah ona onların durumunu bildirdi ve: “Nefes nefese koşanlara andolsun.” buyurdu. Burada kastedilen atlardır.

Bir başka görüşe göre Resulullah Tihâme tarafına bir seriyye göndermişti. Haber gecikince Yahudiler ve münafıklar, ensar veya muhacirlerden birini gördüklerinde kendi aralarında fısıldaşıyorlardı. O kişi de kardeşinin, babasının veya amcasının öldürüldüğünü sanıyor ve bundan büyük üzüntü duyuyordu.

Bunun üzerine Cebrâil cuma günü kuşluk vaktinde geldi ve:

“Nefes nefese koşanlara andolsun.”

buyurdu. Yani atlar savaşa doğru sabah erkenden koştu; ağızlarından nefesleri çıkıyor ve tilkinin solumasına benzer bir ses çıkarıyorlardı.

Taberi Tefsiri
Tefsir ehli bu ayetin anlamı hakkında ihtilaf etmiştir. Bazıları “soluk soluğa koşanlar”dan maksadın, koşarken hırıltılı ses çıkaran atlar olduğunu söylemiştir. İbn Abbas bu ayet hakkında “Bunlar atlardır” demiş, İkrime de kendisine bu ayet sorulunca, “At koştuğu zaman nasıl soluk soluğa ses çıkardığını görmez misin?” diye cevap vermiştir. Atâ ise “Hayvanlardan köpek ve attan başka hiçbir şey bu şekilde soluk soluğa ses çıkarmaz” demiştir. Mücahid, Katade, Dahhak, Salim ve başka birçok kişi de bu görüşü benimsemiş; Katade, “Bunlar koşup soluk soluğa kalan atlardır” demiştir. Buna karşılık bazıları bu ayette kastedilenin develer olduğunu söylemişlerdir. Abdullah bin Mesud’dan, İbrahim’den ve Ubeyd bin Umeyr’den bu görüş nakledilmiştir. Onlara göre ayet, hacda Arafat’tan Müzdelife’ye, oradan da Mina’ya hareket eden develer hakkındadır. İbn Abbas’ın önce bu ayeti Allah yolunda baskın yapan atlar olarak açıkladığı, sonra Ali’nin ona “İslam’daki ilk gazve Bedir’di; o gün yanımızda yalnızca Zübeyr’in ve Mikdad’ın atı vardı. O hâlde bu ayet nasıl savaş atları hakkında olur? Bu, Arafat’tan Müzdelife’ye ve Müzdelife’den Mina’ya koşan develerdir” dediği, bunun üzerine İbn Abbas’ın kendi görüşünden dönüp Ali’nin söylediğine döndüğü rivayet edilmiştir. Bununla birlikte Taberî’ye göre bu iki görüşten doğruya en yakın olan, “soluk soluğa koşanlar”dan maksadın atlar olduğudur. Çünkü develer bu şekilde “dabih” sesi çıkarmaz; bu ses asıl olarak atlara aittir. Ali’den de “Atların dabhi hırıltılı kişneme, develerin dabhi ise nefes alıp vermedir” sözü nakledilmiştir. İbn Abbas ise bu sesi “ah, ah” şeklinde tarif etmiştir.

Hz.Ateist Tefsiri
Henüz eklenmedi…

https://kutsalayet.de/zilzal-8/,https://kutsalayet.de/adiyat-2/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız