Ali b. İbrahim, babasından, o İbn Ebî Umeyr’den, o Hafs b. el-Bahterî ve başkasından, onlar da İsa Şelekân’dan nakletti. İsa şöyle dedi: Oturuyordum; Ebu’l-Hasan Musa, yanında küçük bir koyunla geçti. Ben, “Ey çocuk! Babanın ne yaptığına bakmıyor musun? Bize bir şeyi emrediyor, sonra ondan bizi yasaklıyor; bize Ebu’l-Hattâb’ı veli edinmemizi emretti, sonra ona lanet etmemizi ve ondan uzak durmamızı emretti.” dedim. Bunun üzerine Ebu’l-Hasan, henüz çocuk olduğu hâlde şöyle buyurdu: “Allah bir topluluğu iman için yaratmıştır ve onda yok oluş yoktur; bir topluluğu küfür için yaratmıştır ve onda yok oluş yoktur; bir topluluğu da bunun arasında yaratmış, onlara imanı ödünç vermiştir; bunlara ödünç verilmişler denir, dilediğinde onlardan onu geri alır. Ebu’l-Hattâb da kendisine iman ödünç verilmiş olanlardandı.” İsa dedi ki: Sonra Ebu Abdullah’ın yanına girdim, Ebu’l-Hasan’a ne söylediğimi ve onun bana ne dediğini kendisine anlattım. Bunun üzerine Ebu Abdullah şöyle buyurdu: “O, peygamberlik kökünden çıkan bir filizdir.”