Hüseyin b. Muhammed ile Muhammed b. Yahyâ, Ali b. Muhammed b. Sa‘d’dan; o da Muhammed b. Müslim’den, o da Hasan b. Ali b. Nu‘mân’dan nakletti. Dedi ki:
Babam Ali b. Nu‘mân, İbn Miskân’dan, o da Yemân b. Ubeydullah’tan bana rivayet etti. Dedi ki:
Yahyâ b. Ümmü’t-Tavîl’i Künâse’de dururken gördüm. Sonra yüksek sesle şöyle seslendi:
“Ey Allah’ın dostları! İşittiklerinizden uzağız. Kim Ali’ye söverse Allah’ın laneti onun üzerine olsun. Biz Mervân oğullarından ve Allah’tan başka taptıkları şeylerden uzağız.”
Sonra sesini alçalttı ve şöyle dedi:
“Kim Allah’ın dostlarına söverse onunla oturmayın. Kim bizim üzerinde bulunduğumuz hususta şüphe ederse onunla tartışmaya girişmeyin. Kardeşlerinizden biri sizden bir ihtiyaç talep ettiği halde onu karşılamazsanız ona ihanet etmiş olursunuz.”
Ardından şu ayeti okudu:
“Biz zalimler için öyle bir ateş hazırladık ki, duvarları onları çepeçevre kuşatmıştır. Yardım isterlerse erimiş maden gibi yüzleri kavuran bir su ile yardım edilir. Ne kötü bir içecek ve ne kötü bir barınaktır!” (Kehf 29)