Ashabımızdan bir grup, Ahmed b. Muhammed b. Hâlid’den, o da babasından, o da Abdullah b. Kâsım’dan, o da Ebû Hamza’dan, o da Ebû Ca‘fer’den rivayet etti. Şöyle buyurdu: Resûlullah şöyle buyurdu:
“Allah Teâlâ buyurur ki: İzzetime, celâlime, azametime, kibriyâma, nuruma, yüceliğime ve makamımın yüksekliğine andolsun ki, hiçbir kul kendi hevâsını benim irademe tercih etmez ki onun işini darmadağın etmeyeyim, dünyasını ona karıştırmayayım, kalbini dünyayla meşgul etmeyeyim. Bununla birlikte ona dünyadan ancak kendisi için takdir ettiğim kadarını veririm.
İzzetime, celâlime, azametime, nuruma, yüceliğime ve makamımın yüksekliğine andolsun ki, hiçbir kul benim irademi kendi hevâsına tercih etmez ki meleklerimi onu korumakla görevlendirmeyeyim, gökleri ve yeri onun rızkına kefil kılmayayım. Ben her tüccarın ticaretinin arkasında onun için olurum ve dünya ona boyun eğmiş olarak gelir.”