"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Kafi 2303

Muhammed b. Hasan ve Ali b. Muhammed b. Bundâr, İbrahim b. İshak, Abdullah b. Hammâd el-Ensârî ve Sedîr es-Sayrafî’den rivayet etti. Sedîr şöyle dedi: Ebû Abdullah’ın yanına girdim ve: “Allah’a yemin olsun ki artık oturup beklemen sana yakışmaz.” dedim. Bana: “Niçin ey Sedîr?” diye sordu. Ben de: “Dostlarının, Şiilerinin ve yardımcılarının çokluğundan dolayı. Allah’a yemin olsun ki Emirü’l-Müminîn’in senin kadar Şiisi, yardımcısı ve dostu olsaydı Teym ve Adiyy oğulları ona göz dikemezlerdi.” dedim. Bunun üzerine: “Ey Sedîr, sence onlar ne kadardır?” dedi. “Yüz bin.” dedim. “Yüz bin mi?” dedi. “Evet, iki yüz bin.” dedim. “İki yüz bin mi?” dedi. “Evet, hatta dünyanın yarısı kadar.” dedim. Bir süre sustu, sonra: “Bizimle birlikte Yenbu‘a kadar gelebilir misin?” dedi. “Evet.” dedim. Bunun üzerine bir eşek ve bir katır hazırlatılmasını emretti. Ben acele edip eşeğe bindim. Bana: “Ey Sedîr! Eşeği bana bırakır mısın?” dedi. Ben: “Katır daha güzel ve daha değerlidir.” dedim. Şöyle buyurdu: “Eşek bana daha uygundur.” Bunun üzerine indim, o eşeğe bindi, ben de katıra bindim. Yola koyulduk. Namaz vakti gelince: “Ey Sedîr! İn de namaz kılalım.” dedi. Sonra: “Burası tuzlu ve çorak bir arazidir; burada namaz olmaz.” buyurdu. Yola devam ettik ve kızıl renkli bir araziye vardık. Orada oğlak güden bir çoban gördü ve şöyle buyurdu: “Allah’a yemin olsun ey Sedîr! Şu oğlakların sayısı kadar Şiim olsaydı oturup beklemem bana helal olmazdı.” Sonra indik ve namaz kıldık. Namazdan sonra oğlakları saydım; sayıları on yediydi.

https://kutsalayet.de/kafi-2302/,https://kutsalayet.de/kafi-2304/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız