Ali b. İbrahim, Hârûn b. Müslim ve Mes‘ade b. Sadaka’dan rivayet etti. Ebû Abdullah’a, insanların Ali’nin Kûfe minberinde şöyle dediğini naklettikleri söylendi: “Ey insanlar! Yakında bana sövmeniz istenecek; bana sövün. Sonra benden uzaklaştığınızı ilan etmeniz istenecek; fakat benden uzaklaşmayın.” Bunun üzerine buyurdu ki: “İnsanlar Ali adına ne çok yalan söylüyorlar! O aslında şöyle demiştir: ‘Yakında bana sövmeniz istenecek; bana sövün. Sonra benden uzaklaştığınızı söylemeniz istenecek; oysa ben Muhammed’in dini üzerindeyim.’ ‘Benden uzaklaşmayın’ demedi.” Soruyu soran kişi, “Peki öldürülmeyi seçerse?” dedi. Buyurdu ki: “Böyle yapmak zorunda değildir. Ammâr b. Yâsir’in yaptığı onun için yeterlidir. Mekkeliler onu zorladıklarında kalbi imanla dolu olduğu halde söz söylemişti. Bunun üzerine Allah, ‘Kalbi imanla dolu olduğu halde zorlanan kimse hariç’ (Nahl 106) ayetini indirdi. Peygamber de ona, ‘Ey Ammâr! Eğer yine yaparlarsa sen de yine yap; Allah senin mazeretini indirmiş ve onlar tekrar ederlerse senin de tekrar etmeni emretmiştir’ buyurdu.”