Ashabımızdan bir grup, Sehl b. Ziyâd, Veşşâ, Mansûr b. Yûnus, Abbâd b. Kesîr’den rivayet etti. Abbâd şöyle dedi:
“Ebû Abdullah’a:
‘Bir kıssacıya rastladım. O şöyle diyordu: “Bu öyle bir meclistir ki orada bulunan kimse bedbaht olmaz.”’
dedim.
Ebû Abdullah şöyle buyurdu:
‘Heyhat, heyhat! Onlar hedefi şaşırmışlar. Allah’ın, yazıcı meleklerden başka yeryüzünde dolaşan melekleri vardır. Bunlar Muhammed’i ve Muhammed’in Ehl-i Beyti’ni anan bir topluluğa rastladıklarında:
“Durun, aradığınızı buldunuz.”
derler. Sonra onların yanına oturur ve onlarla birlikte dini öğrenirler. O topluluk dağıldığında hastalarını ziyaret eder, cenazelerine katılır ve bulunmayanlarını gözetirler. İşte içinde bulunanın bedbaht olmayacağı meclis budur.’”