Hüseyin b. Muhammed, Muallâ b. Muhammed’den; o da Muhammed b. Cumhûr’dan; o da Fazâle b. Eyyûb’dan; o da Hasan b. Ziyâd’dan; o da Fudayl b. Yesâr’dan rivayet etti. Fudayl şöyle dedi: Ebû Ca‘fer şöyle buyurdu: “Şüphesiz rahatlık, ferahlık, kurtuluş, yardım, başarı, bereket, ikram, bağışlanma, afiyet, kolaylık, müjde, rıza, yakınlık, zafer, imkân, ümit ve Allah Azze ve Celle’den gelen sevgi; Ali’yi veli edinen, ona uyan, onun düşmanından uzak duran, onun faziletine ve ondan sonraki vasilere teslim olan kimseler içindir. Onları şefaatime sokmam benim üzerime haktır. Rabbim Tebâreke ve Teâlâ’nın onlar hakkında benim duamı kabul etmesi de haktır. Çünkü onlar benim tâbilerimdir; bana tâbi olan da bendendir.”