(Abu Ca‘fer et-Taberî) der ki: Zaman, gece ve gündüzün saatleridir.
Bu ifade, hem uzun hem de kısa zaman dilimleri için kullanılabilir.
Araplar şöyle der: “Sana, Haccac’ın emir olduğu zamanda geldim.”
Bununla kastettikleri şudur: Haccac’ın emir olduğu dönem içinde.
Yine şöyle derler: “Sana hurmaların kesildiği zamanda geldim.”
Bununla kastettikleri: onların kesildiği an.
Ayrıca şöyle de derler: “Sana, Haccac’ın emir olduğu zamanlarda geldim.”
Burada çoğul kullanarak, onun emirliği süresince her bir anı ayrı bir zaman dilimi saymayı kastederler. Nitekim bir recez şairi şöyle der:
Kış geldi ve gömleğim yıprandı,
Parça parça oldu, et-Tavvak’ın alayına uğruyor.
Şair burada “yıpranmış” kelimesini çoğul olarak “gömlek” ile birlikte kullanmıştır. Bununla, gömleğin her bir parçasının yıpranmış olduğunu anlatmak istemektedir. Aynı şekilde “geniş, çorak topraklar” gibi ifadeler de bu türdendir.
“Zaman” kelimesinin kullanımıyla ilgili olarak, Benû Meymûn b. Kays’tan el-A‘şâ’nın şu beyti de vardır:
Bir süre Irak’ta bir adamdım,
Konakladığım yerde mütevazı, hâlime razı olarak uzun süre geçinen.
Burada “zamanan” ile “zamanı” kastetmektedir.
Böylece, benim belirttiğim, açıkladığım ve izah ettiğim üzere zaman; gece ve gündüzün saatlerini ifade eden bir isimdir.