Mûsâ b. İsmâil bize rivayet etti.
Abdülazîz b. Abdullah b. Ebî Seleme bize haber verdi.
Zührî bize haber verdi.
Âmir b. Sa‘d’dan, babasından rivayetle (babası) dedi ki:
Veda Haccı zamanında beni şiddetli bir ağrı tutmuştu. Resûlullah beni ziyaret etmeye geldi. Ben:
“Gördüğün hâl başıma geldi. Ben mal sahibiyim ve benden yalnızca bir kızım mirasçı olacak. Malımın üçte ikisini sadaka vereyim mi?” dedim.
“Hayır.” dedi.
“Yarısını?” dedim.
“Hayır.” dedi.
“Üçte birini?” dedim.
“Üçte bir (olabilir); ama üçte bir de çoktur. Varislerini zengin bırakman, onları insanlardan dilenir hâlde yoksul bırakmandan daha hayırlıdır. Allah’ın rızasını isteyerek yaptığın hiçbir harcama yoktur ki onunla sevaplandırılmayasın; hatta eşinin ağzına koyduğun lokma bile.” dedi.