Kuteybe b. Saîd bize rivayet etti; Süfyân bize rivayet etti. (Ravi zinciri şöyle:) İbn Münkedir, Câbir b. Abdullah’ı işitti; Câbir şöyle diyordu:
Resûlullah bana şöyle dedi:
“Bahreyn malı gelmiş olsaydı, sana şöyle şöyle, üç kez, verirdim.”
Fakat Bahreyn malı, Resûlullah vefat edinceye kadar gelmedi.
Ebû Bekir’e gelince, bir münadiye emir verdi; münadi şöyle ilan etti:
“Kimin Peygamber’de alacağı (borcu) yahut kendisine verilmiş bir söz (vaat) varsa bana gelsin.”
Câbir dedi ki:
Ebû Bekir’in yanına geldim ve Peygamber’in:
“Bahreyn malı gelseydi sana şöyle şöyle üç kez verirdim.” dediğini ona haber verdim.
Ebû Bekir bana verdi.
Câbir dedi ki:
Bundan sonra Ebû Bekir’e tekrar rastladım ve ondan istedim; bana vermedi. Sonra yine geldim; yine vermedi. Üçüncü kez geldim; yine vermedi.
Ben de ona şöyle dedim:
“Sana geldim, vermedin; sonra geldim, vermedin; sonra geldim, yine vermedin. Ya bana verirsin ya da benden esirgersin.”
Ebû Bekir şöyle dedi:
“Benden esirgersin mi dedin? Cimrilikten daha ağır hangi hastalık vardır?” (Bunu üç kez söyledi.)
“Ben seni bir defa bile engellemedim ki sana vermek istemeyeyim.”
(Şu yolla da rivayet edilmiştir:) Amr’dan; Muhammed b. Ali’den: Câbir b. Abdullah’ı işittim, şöyle diyordu:
“Ebû Bekir’e geldim. Bana: ‘Say.’ dedi. Saydım; beş yüz buldum. O da: ‘Onun gibi iki kez daha al.’ dedi.”