İsmail bize rivayet etti: İbn Vehb bana anlattı. Amr dedi ki: Ebü’l-Esved bana anlattı: Urve’den; Âişe’den:
Âişe dedi ki:
Peygamber benim yanıma girdi. Yanımda iki cariye Buâs günüyle ilgili türkü/ezgiler söylüyordu. Peygamber yatağa uzandı ve yüzünü çevirdi.
Derken Ebû Bekir içeri girdi; beni azarladı ve:
“Peygamber’in yanında şeytanın mizmarı mı!” dedi.
Peygamber ona döndü ve:
“Bırak onları.” dedi.
Ebû Bekir dalgınlaşınca ben ikisine işaret ettim; onlar da çıktılar.
Âişe devamla dedi ki:
O gün bayram günüydü; siyahiler kalkan ve mızraklarla oynuyorlardı. Ya ben Peygamber’den seyretmek istediğimi söyledim ya da o bana:
“İzlemek ister misin?” dedi.
Ben: “Evet.” dedim.
Beni arkasında ayakta durdurdu; yanağım yanağına değiyordu. O da:
“Devam edin, ey Erfide oğulları!” diyordu.
Ben sıkılınca:
“Yeter mi?” dedi.
Ben: “Evet.” dedim.
O da:
“O halde git.” dedi.
(Ahmed, İbn Vehb’den rivayetinde “Ebû Bekir dalgınlaşınca…” ifadesini zikretmiştir.)