Onlar onuncu gün olması nedeniyle hızlıca ilerlerler. Onuncu gün olması sebebiyle günahlarından kurtulurlar. İnsanlar arasında hızlı ilerlerken izsiz bir yola düşen, bir direğe çarpan ya da tökezleyen kimse dışarıda bırakılır. İşte bu onuncu günde, Avivakya günü, başına bir musibet gelen kimse dışarıda bırakılır. Eğer birisi musibet yaşayan kişiye hatasını işaret ederse, ona tutunur ve başarıyla çıkar, fakat bu defa hatasını işaret eden kişi dışarıda bırakılır. Bu nedenle Avivakya günü, başına musibet gelen birine hata işaret edilmemelidir. Ya da şöyle derler: “Tanrılar kurbanın başarılı olan kısmıyla gökyüzü dünyasına gittiler ve Asuraları başarısız olanla yendiler.” Kurbanın başarılı olanı adak sahibine, başarısız olanı ise düşmanına aittir. Avivakya günü musibete uğrayan kimse fazlalık üretmiş olur. Dışarıda seyirci olarak bulunanlar onun hatasını işaret etmelidir. Eğer dışarıda kimse yoksa, bu hata Sadas içinden işaret edilmelidir. Orada da kimse yoksa, Grhapati tarafından işaret edilmelidir. Her halükârda işaret edilmelidir. O gün yılan kraliçesine ait ilahiler söylenir. Sürüngenlerin kraliçesi bu dünyadır. Bu dünyada neyi övdülerse ve neyi öveceklerse, bu dünya o övgüyle yılan kraliçesi olur. Geçmişte neyi övdülerse ve gelecekte neyi öveceklerse, bu övgüyle “Her ikisini de kazanarak elde ettik ve şimdi duralım” diye düşünülür. Bu ilahiler zihinle söylenir. Ne bir at arabası ne de bir katır arabası bu dünyayı bir anda çevreleyemez, fakat zihin onu bir anda çevreleyebilir ve aşabilir. Sonra Brahman tekrar edilir. Rig ilahileri sınırlıdır, Samanlar sınırlıdır, Yajusler sınırlıdır, ama Brahman’ın sonu yoktur ve bunu cevap veren kişiye bildirmelidir. İşte bu bildirilen şey cevap olur.
Chat
Sohbet Yükleniyor...