Müslümanların icmasına göre zina konusunda dört şahitten azı kabul edilmez ve buna dair açıklamalar “Hadler Bölümü”nde geçmişti. Erkeklerin muttali oldukları mallar dışındaki konularda ise iki erkekten daha azının şahitliği kabul edilmez. Bu kısım ikiye ayrılır, şöyle ki:
Cezalar… Bunlar, hadler ve kısaslardır. Bunlarda sadece iki erkeğin şahitliği makbuldür. Sadece Ata ve Hammad mallar konusuna kıyas ederek: “Bir erkek ve iki kadının şahitliği de makbuldür.” demişlerdir. el-Muvaffak der ki: Bize göre bu, cezanın düşürülmesi ve ıskat edilmesi için ihtiyaten verilen bir durumu oluşturur. Bu nedenledir ki şüpheler sebebiyle cezalar uygulanmaz ve ispatına hacet de yoktur. Kadınların şahitlik etmelerinde ise şüphe söz konusudur. Buna dair delil Yüce Allah’ın: “Biri yanılırsa diğerinin ona hatırlatması için…” (Bakara Suresi: 282) buyruğudur. Öyleyse yanlarında bir erkek olmadığı sürece kadınlar ne kadar çok da olsalar iki kadının şahitliği makbul değildir. O zaman bunda da iki kadının şahitliğinin kabul edilmemesi zorunluluk oluşturur. Zikrettiğimiz fark sebebiyle bu konuyu, mala kıyas etmek doğru değildir.
Hakkında ceza olmayanlar… Mesela nikah, ricat, köle azadı, ila, zıhar, nesep, vekalet, vasiyet, vela, kitabet ve benzerleri… Bu bağlamda el-Kadı (İyaz) der ki: Mezhebimizin öngördüğü görüşe göre, bunlar, iki erkeğin şahitliği çerçevesinde sabit olmaz ve kadınların da bunlarda yapacağı şahitlik hiçbir durumda makbul değildir. (Şöyle de) demiştir: Nikah ve ricattan söz konusu olan hakları ve benzerlerinde –bir görüşe göre– kadınların şahitliği makbul olmaz. Bunların dışındakiler ise iki görüş üzere kapsam dışına çıkar.
Ebu’l-Hattab der ki: Nikah ve köle azadı aynı şekilde iki görüş üzere kapsam dışına çıkar:
Birincisi: İki erkeğin şahitliği dışında bunlarda şahitlik yapmak makbul değildir. Bu görüş, İmam Malik, Medine ehli ve İmam Şafii’ye aittir. Çünkü bu, bir mal olmadığı gibi bununla mal da kast edilmez, haddi zatında bu konuya erkekler muttali olurlar. Kadınların ise –had ve kısas konusunda olduğu gibi– bu konunun şahitliği noktasında bir müdahalesi yoktur.
İkincisi: Bu konuda bir erkek ile iki kadının şahitliği makbul olur. Bu ise Sevri, İshak ve rey ashabından aktarılmıştır. Onlar, gerekçe olarak şüpheyle bunun sakıt olmayacağını ve dolayısıyla –mal konusunda olduğu gibi– bir erkek ve iki kadınla da bunun sabit olacağını ileri sürmüşlerdir. el-Muvaffak der ki: Onların zikrettikleri bu ifadeler doğru değildir. Çünkü şüphenin nikah konusunda bir müdahalesi olmaz.
Bu iki maddeden hiçbirisi bir şahit ile bir iddia sahibinin yemin etmesiyle de sabit olmaz. Zira bir erkek ve iki kadınla dahi şahitlik sabit olmadığına göre, bu durumda bir kadının bu konuda şahitlik etmesi ve bir erkeğin de yemin etmesi daha öncelikli olarak sabit olmaz.