"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Verdiği Hükmün Haberi Hakkında Hakimin Sözünün Kabul Edilmesi

Hakim azledilir ve: “Velayetim altında iken ben filan şahsın filancası üzerinde hakkının olduğuna dair hüküm vermiştim.” diyecek olursa, onun bu görüşü kabul edilir. Bunu, İshak söylemiştir. Çünkü bu hükmü birisine yazmış olsaydı, sonra görevinden azledilmiş olsa ve mektup da azlinden sonra o yere ulaşmış olsa, bu durumda mektubu alanın, katibinin azlinden sonra bu mektubu kabul etmesi gereklilik arz eder. Burada da hüküm aynıdır. Zira kendisi itham altında olmadığı bir zaman diliminde iken mektupta hükmü kaleme alıp haber vermiştir. Öyleyse — sanki velayet durumu devam ediyormuş gibi — mektubu kabul etmesi de vacip olur.

Ebu’l-Hattab ise: Bu meselenin teferruat konularında onun ve hakimin sözünün kabul edilmemesi muhtemel olduğundan, bu konuda da kabul edilmemesi muhtemeldir, demiştir. Bu, fakihlerin çoğunluğunun da görüşünü oluşturmaktadır. Zira hüküm vermeye malik olmayan kimse, bunu ikrar etmeye de malik olamaz. Tıpkı satıldıktan sonra bir kölenin azad edildiğini ikrar eden kimsenin durumuna benzer.

İlim ehli sonra ihtilaf da etmişlerdir. Evzâi, İbn Münzir ve İbn Ebu Leyla: Bu kimsenin durumu, öncesinde başka bir şahidin yer aldığı bir şahidin konumu gibi değerlendirilir, demişlerdir. Rey ashabı ise: Onun dışında iki tane daha şahidin bulunması ve buna dair şahitlik etmeleri halinde bu kabul edilir, demişlerdir. Bu, Şafii mezhebinin de görüşünü oluşturmaktadır. Zira şahitlik etmesi, onun kendi ameli üzerine şahitlik yapması demek olur ki, bu şahitlik makbul değildir.

Hakim eğer velayetinde iken: “Filan kimse hakkında şöyle hüküm verdim.” derse, bu sözü makbuldür. Bunu ise Ebu Hanife, İmam Şafii ve Ebu Yusuf söylemiştir. Çünkü hâlihazırda hüküm vermeye malik idi; dolayısıyla bunu ikrar etmeye de malik olur, tıpkı kocanın boşandığını ve efendinin de kölesini azad ettiğini haber vermesine benzemektedir.

Muhammed b. el-Hasen’den nakledildiğine göre, onunla beraber adaletli bir adam da buna dair şahitlik etmedikçe bu makbul değildir. Zira bu, başkası hakkındaki hakkı haber vermektir; o vakit tek bir kimsenin sözü kabul edilmez, tıpkı şahitlik konusu gibi değerlendirilir. Ancak bunların farklı şeyler olduğu yönünde cevap verilmiştir. Çünkü şahit olan kişi, onun haber verdiği şeyi ispat etmeye malik değildir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/hakimin-yaninda-tercume-konusu/,https://kutsalayet.de/hukumleri-baskasina-devretmek/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız