Kim, yalan söylediğini bildiği bir şeyden sebep yemin ederse, bunun kefareti olmaz (sadece tevbe etmelidir). Bu, mezhebimizin zahir görüşünü oluşturmaktadır. Bu, içlerinde İmam Malik, Evzai, Sevrî, Leys, Ebu Ubeyd, Ebu Sevr, Ehli hadis ve Kufe’nin rey ehlinin de yer aldığı ilim adamlarının çoğunluğunun görüşüdür. Çünkü bu tür yeminler, bağlanmış (gerçekleşmiş) yeminler sayılmaz, öyleyse yanlışlıkla ve geçmiş üzere yapılan yeminlerde olduğu gibi bundan dolayı kefaret ödemek vacip değildir.
Gamus yemin yanlışlıkla yapılan yemine benzer. Bu yeminin izahında onun gerçekleşmemiş olması anlamı çıkmaktadır, doğru ve iyilik olmayıp (yalan olduğundan) dolayı yemin olarak gerçekleşmesi haliyle mümkün değildir. Bunun yanında yemin sayılmayacağından hareketle gamus yeminde “yemini bozmak” anlamı da sirayet etmiş olmaz. Çünkü kefaret, gamus yeminin günah ve vebalini ortadan kaldırmaz, bu, meşru değildir. Bu yemine “gamus yemin” ismi verilmiştir; çünkü sahibini günaha batırmaktadır. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurur ki: “Büyük günahlar: Allah’a ortak koşmak, anaya babaya isyan etmek, adam öldürmek ve gamus yemin (yalan yere yemin) etmektir.”
İmam Ahmed’den nakledildiğine göre gamus yeminde kefaret vardır. Bu, İmam Şafii’nin de kavlidir. Çünkü onda da —her ne kadar kastlı muhalefet etmek olsa dahi— Yüce Allah adına yemin söz konusu olmuştur; dolayısıyla ileride yaptığı yemin türü gibi kabul edileceğinden, kefaret ödemesi de vacip olur.
(Ancak) gamus yeminin, ileride yapacağı yemin türüne kıyas edilmesinin doğru olmayacağı yönünde cevap verilmiştir. Çünkü bu yeminin halli (yerine getirilmesi) mümkün ve iyilik üzere icra edilmesi söz konusu olan bir yemindir. Halbuki diğeri (gamus yemin) yemin olarak gerçekleşmez ve icra edilmesi de mümkün değildir. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in: “Kefaret vererek yemininden vazgeçsin ve yemin ettiği husustan daha hayırlı olanı yapsın.” buyruğuna gelirsek, bu gösteriyor ki kefaret, ancak ileride yapacağı amel ve fiil üzere yemin etmesi durumunda gereklilik arz etmektedir.