"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Nebbaş (kefen hırsızı)’nın elinin kesilmesi

Kefen hırsızı, kabirden değeri üç dirhem olan bir kefenle çıkacak olursa eli kesilir. Bunu, İmam Malik, İmam Şafii, İshak ve Ebu Sevr söylemiştir. Çünkü ayet-i kerime bunu ifade etmektedir. Zira bu da hırsızdır; çünkü o da kabirden kefeni çıkartmış olmasıyla hazneden bir malı çalıp çıkartmış gibidir.

Ebu Hanife ve Sevri ise bu durumda onun eli kesilmez, demişlerdir. Çünkü kabir, hazne sayılmaz; çünkü hazne içerisinde koruması için mal koyulan (kasa vb.) gibi şeylerdir. Kefen ise bu amaçla kabre konmaz. Başkasına ait korunması gereken mal gibi değildir, ona ait haznesi de sayılmaz. Bir de kefenin mal açısından sahibi yoktur, şüphesiz ölü bir şeye mal yönünden hak sahibi olarak görülmez. Elin kesilmesi için de mal sahibinin yahut onun naibinin bunu istemiş olması gerekir, halbuki ortada bunlardan kimse yoktur.

el-Muvaffak der ki: Onların bu zikrettikleri görüş doğru değildir. Şüphesiz kabirde sadece o kefenin bırakılmasına ihtiyaç duyulduğundan, o vakit bu kefenin ölüye ait haznesinde kalması söz konusu olur. Bilmez misin ki ölü kefensiz olarak kabir dışında muhafaza etmesi için terk edilip bırakılmadığı gibi, kabre konduğunda da bu haliyle (kefenli olarak) oraya koyulur ve çekip gidilir.

Bir de onların: “Şüphesiz ölü bir şeye mal yönünden hak sahibi olarak görülmez.” sözlerine gelince, bu da doğru sayılmaz. Tam tersine kefen ölüye ait olan malıdır; çünkü hayatta iken kendisine ait malı idi ve bu malı da kendisinden başkasına yaramayan bir mal hükmündedir. Dolayısıyla (malı olan) bu kefen için ölünün velisi onu talep etmeye hak sahibi olur, tıpkı çocuğun malını velisinin talep etmesi durumuna benzemektedir.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/calinan-malin-tazmin-edilmesi/,https://kutsalayet.de/suphenin-giderilmesine-dair-bir-konu/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız