"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Hakkında hükümet (hakimin vereceği diyet bedeli vb. hüküm) gerektirenler

Yaralamada süresi olmayan ve diyetinin süresinin söz konusu olduğu şeylerde de benzeri bulunmayan durumlarda hükümet gerekli olur. Ama hakkında süre ve vakti bulunanlara gelince, işte bunların erşi noktasında Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in nassı gelmiştir, buna dair açıklamalar da geçmişti. Ama benzerlerine gelince, bunlar bu anlamda ele alınan ve buna kıyas edilenlerdir. Kalçanın iki bölümü, göğsün iki tarafı ve iki kaşın durumunda olduğu gibi. Buna dair açıklamalar da geçmişti. Vakitli ve süreli olmayanlara ve kıyas edilmesi de mümkün olmayanlara gelince, mesela, muvaddıha olmayan yaralar gibi, caife olmayan diğer vücut yaraları gibi, azaların kesilmesi ve zikri geçen kemiklerin kırılması gibi durumlarda ise ancak hükümet vardır.

Hükümet (hakimin vereceği diyet bedeli vb. hüküm), cinayet işleyene sanki o cinayeti işlemeyen bir köleymiş gibi ikamede bulunur. Ardından bu ikamesiyle onun söz konusu cinayetten beri olacağına sürükler, o vakit cinayetin kendisinden eksilttikleri noktasında onun diyetin sanki kıymetiymiş gibi mislini ödemesini zorunlu kılar ki, bu da tam diyetin onda bir miktarda olan sağlıklı köledir. Kıymeti ve cinayette söz konusu olan köle dokuz ise böylece diyetinin onda biri olmuş olur.

el-Muvaffak der ki: Şüphesiz bu, ilim ehlinin hepsi tarafından ortaya konmuş bir görüştür ve bunda aralarında bir ihtilafın olduğunu bilmiyoruz. Bunun böyle olmasının nedeni, genel olarak bunun diyetle tazmin edilmiş olmasından dolayıdır ve cüzlerinin bundan tazmin edilmiş olduğudur. Tıpkı satılan bir malın semenle satıcı üzerinde tazmin edilmesi gibi kabul edilir. O vakit malın kusurunun erşi (bir tür diyeti), semenden olmak üzere takdir edilir. Kıymeti mümkün olsun diye de bizler (burada) köleyi takdir ettik. Köleyi hür bir kimse için hakkında sürenin belirlenmediği şeylerde, hürü de hakkında sürenin belirlendiği şeylerde köle için bir asıl olarak saydık.

Cinayet, şayet onun kıymetinin onda birinde fazlasını eksiltecek olursa, o zaman diyetinin onda birinden fazlası vacip olur. Mesela kıymetinin onda birinin yarısını eksiltmesi gibi. Şayet kıymetinin onda birinden azını eksiltecek olursa, o zaman da diyetinin onda birinin yarısı kendisine vacip olur. Ancak muvaddıha dışında bir yaralama olur, hükümet ile yaralama erşi, muvaddıha erşinden (diyetinden) daha fazla bir miktara ulaşırsa, bu durumda fazla miktarı ödemesi vacip olmaz. Bu, ilim ehlinin çoğunluğunun görüşünü oluşturur. Bunu, İmam Şafii ve rey ashabı söylemiştir.

İmam Malik’ten aktarıldığına göre kendisi ne şekilde olursa olsun hükümetin (hakim kararının) gerekli gördüğü şeyi öne sürmüştür. Çünkü bunda takdiri olmayan bir yaralama baş gösterdiğinden, o vakit eksiltilen şeylerden dolayı hükümet vacip olur. Tıpkı bedenin diğer yerlerindeki yaralamalar gibi değerlendirilir.

Ancak buna, geçen açıklamalarla cevap verilmiştir. Bedenin diğer yerlerindeki yaralamalara gelince, onlarda süreye bağlı olan – organ ve caife gibi – yaralamalar baş göstermiş olursa, bu takdirde kemik yarasının diyeti üzere ilave edilmez. Ama caife olmaksızın içindeki bir bölgesine karşı saldırıda bulunulmuş olursa, o zaman caife erşi üzere ilave olmaz. Durumu böyle olmayanlara ise hükümetin (hakim kararının) öngördüğü şeyleri icra etmesi vacip olur. Zira bu, tartışmalı bir konudur.

Muvaddıha (baş ve yüzdeki kemiği ortaya çıkaran yaralar) gibi erşi yahut daha fazlası kadar muvaddıha türü yaralamalar olmadan başta birtakım yaralamalar baş gösterecek olur da hükümet de bu minvalde hüküm vermiş olursa, o zaman el-Haraki’nin sözünün zahirinden anlaşılacağı üzere muvaddıha erşini ödemesi vacip olur. Bu delilin gerekçesi, hakimin vereceği hükmün (hükümet), vacip olduğunu ifade etmiş olmasıdır. Eğer nassa ters olduğu veyahut nassın dikkat çekmesinden dolayı muvaddıha erşi üzere ilave olan kısım sakıt olacak olursa, ilave olmayan kısmında asıl üzere kalması gereklilik arz eder. Şüphesiz dikkat çekerek sabit olan bir şeyin, hüküm noktasında hakkında nassın yer aldığı anlama eşitlenmesi caizdir, üzerine ilave edilmesi ise lazım değildir. Zira hepsinde gerekli olan şeyin, bir kısmında da gerekli olması imkansız değildir. Buna dair delil, parmakların diyetinin, elin hepsindeki diyetle aynı şekilde vacip olmuş olduğudur.

Genel olarak hükümet (hakimin verdiği bedel ve diyet kararı), eşitlemenin yitirildiği anlamdan dolayı ilave konusunda kendisiyle amelin terk edildiği delildir; dolayısıyla bundan sonrası çelişkinin oluşmaması için kendisiyle amel edilmesi kaçınılmaz olur.

el-Kadı (İyaz): Hükümetten, içtihada götürecek duruma göre birtakım şeylerin eksiltilmesi gerekir, demiştir. Bu, Şafii mezhebinin de görüşünü oluşturur. Zira böylelikle hepsinde gereklilik arz eden bir şey, bir kısmında gereklilik oluşturmamış olsun.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/kaburga-koprucuk-kemigi-ve-dirsek-kemiginin-ersi/,https://kutsalayet.de/koleye-karsi-islenen-cinayet-ve-saldirilarda-soz-konusu-olan-tazmin/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız