Kadının ailesine hibe edilmesi konusu, İmam Ahmed’in farklı görüşlere sahip olduğu bir meseledir. Eğer karısını ailesi kabul ederse ve kendisiyle zifafa girilmişse, ric’i talaka hak sahipliği söz konusu olup, bir talak meydana gelir. Ailesi kadını kabul etmezse, hiçbir şey olmaz. Bu görüş, İmam Malik ve İshak’a aittir. Burada, erkek kadından faydalanma hakkına sahiptir ve bu hak, karısını kabul etmeye ihtiyaç duyar. Dolayısıyla, bu durum sarih bir lafızla boşama anlamına gelmez ve ric’i talak olarak kabul edilir. Ancak “Sen boşsun” gibi bir lafızla, ric’i talak meydana gelir.
Ebu Hanife ve İmam Şafii’nin Görüşü:
Ebu Hanife ve İmam Şafii, kadının ailesine hibe edilmesi durumunda, bunun açık kinayelerle aynı şekilde kabul edilmesi gerektiğini söylemişlerdir. Bu durumda, boşama gerçekleşse dahi niyetine itibar edilir ve kinaye lafızları olduğu için bu durumda üç talak sayılmaz. Ayrıca, kadının boşaması için niyet edilmesi şarttır ve söz konusu lafız, kinaye sayılacağı için talak ancak niyetle vaki olur.