Zahir (Açık) Olanlar:
Bunlar: “Hali olmak,” “beri olmak,” “bil’in olmak,” “elbet (kesinlik) şeklinde ayrılmak,” “betle (ayırmak, koparmak) şeklinde ayrılmak,” “Durumun senin elindedir” gibi altı lafızdır. Bu lafızlarla yapılan boşama, niyet olmadan da geçerlidir, çünkü bu ifadeler sarih olan talakla eşdeğer kabul edilir.
Hakkında İhtilaf Bulunanlar:
Bunlar da ikiye ayrılır:
Birincisi: Hakkında nassın geldiği lafızlar; örneğin, “Git ailene katıl,” “yuların kendi boynundadır,” “sana diyecek bir şeyim kalmadı,” “sen bana sıkıntı veriyorsun,” “sen bana haramsın,” “git kiminle evlenirsen evlen,” “saçlarını yanımda açma, onları kapa,” “sen hür bir kadınsın,” “seni azad ettim” gibi ifadelerdir. İmam Ahmed’den gelen nakile göre, bu lafızlar hakkında iki görüş vardır:
Üç talak sayılır: Bu görüş, lafızların üç talak oluşturacağına işaret eder.
Erkeğin niyetine müracaat edilir: Erkek bir şeye niyet etmemişse, bir talak vaki olur.
Doğru görüş, “Git ailene katıl” ifadesinin bir talak sayılacağıdır. Niyetle beraber söylenmesi durumunda üç talak kabul edilir. Çünkü Hz. Peygamber, Cevn’in kızına: “Git ailene katıl” buyurduğu vakit bunu üç talak saymamıştır ve üç talakla boşamayı yasaklamıştır. Aynı şekilde “Bırak yakamı ve merhametten beri olasın” ifadeleri de böyledir, üç talak anlaşılmaz.
İkincisi: Bu ifadelere kıyas edilen diğer sözler, örneğin: “Merhametten beri olasın, başka kocalara git helal ol, bırak yakamı, sana artık bir yetkim yoktur” gibi ifadeler de aynı şekilde üç talak sayılmayacak, ancak niyet durumuna göre hüküm verilecektir.
Gizli Olanlar:
Bu tür ifadeler, talak anlamına gelen gizli lafızlardır: “Çık, git, tat bakalım, yudumla o vakit, sen hali olansın, tercih senin, seni ailene hibe ettim” gibi. Bu tür kinaye lafızlarıyla üç talaka niyet edilmişse üç talak vaki olur, ikisine niyet edilirse iki talak, bire niyet edilirse bir talak vaki olur. Bu, İmam Şafii’nin kavlidir. Ebu Hanife ise: İkisine niyet edilirse iki talak vaki olmaz, sadece bir talak vaki olur demiştir.
Bu tür gizli kinaye lafızlarında, üç talak ancak niyetle gerçekleşir. Mesela, “Sana bir talak vardır” denildiğinde, bu gizli bir kinaye lafzıdır ve -üç talaka niyet edilmiş olsa dahi- sadece tek talak vaki olur. Çünkü tek talaktan başkasına ihtimal bulunmamaktadır.
Kinaye İle Gerçekleşen Talak:
Mezhebimizin zahirine göre, kinaye ile gerçekleşen talak üç talak olmadığı sürece ric’i talak olur. Bu, İmam Şafii’nin görüşüdür, çünkü bu, ivaz olmadan ve (talakla ilgili) sayı belirlenmeden başlatılan bir boşamadır ve bunun ric’i talak olması gereklidir.
Ebu Hanife’ye Göre: Tüm bu lafızlar, “beynun” talak olur. Ancak “Bırak yakamı, merhametten beri olasın” gibi lafızlar beynune’yi gerektirmiş olur, bu sebeple bu akit beynune ile sonuçlanır.
Diğer Lafızlar:
“Otur yerinde, kalk ayağını, ye-iç şunu, gel buraya, yemek yedir, su getir, Allah sana mübarek kılsın” gibi ifadeler ise kinaye lafızları değildir. Bu tür ifadelerle talak gerçekleşmez. Eğer talak, niyetle yapılmışsa ancak söz konusu olan niyet nedeniyle talak meydana gelir.
Şafii ve Ebu Hanife’nin Farklı Görüşleri:
Şafii ashabından farklı açıklamalar gelmiştir. Kimisi bu tür ifadelerin kinaye olduğunu, çünkü bu ifadelerin “talak acısını ye ve ayrılığın bardağından iç” anlamına geldiğini belirtmişlerdir. Ancak bizim görüşümüze göre, bu tür lafızlar tek başına talak oluşturmazlar. Örneğin “Bana yemek yedir” demesi gibi, bu tür ifadeler istenilmeyen bir şeyi ifade etmez, dolayısıyla bunlar talak oluşturmaz.
Sonuç:
Bu ifadeler, kinaye lafızları olarak kabul edilir, ancak bu tür lafızlarla talak gerçekleşmeyecektir, zira bunlar talak anlamına gelmez. Eğer bu lafızlar bir talak anlamına gelirse, sadece niyet nedeniyle talak vaki olabilir.