Eşleri olan bir adam yeni bir kadınla evlenecek olursa, söz konusu olan taksimat sırası kopukluğa uğrar. O eşi eğer bakire ise yanında yedi gün kalır, diğer eşlerinin hakkını kaza etmek durumunda ise değildir. Eşi eğer dul ise yanında üç gün kalır, diğer eşlerinin hakkını da yine kaza etmek durumunda değildir. Ancak dul olan hanımı, kocasının yanında yedi gün kalmasını talep ederse, o vakit kocası yanında kalır ve diğer eşlerinin hakkını da o zaman kaza etmek durumunda kalır. Bunu, İmam Malik, İmam Şafiî ve İshak söylemiştir.
Çünkü bu minvalde Ebu Kilabe’nin, Enes’ten yaptığı rivayete göre, kendisi şöyle demiştir: “Sünnet olan, bir kişi bakire bir bayanla evlendiğinde yedi gün onun yanında ikamet eder. Eğer dul bir kadınla evlenmişse, onun yanında üç gün ikamet eder.” Ebu Kilabe: Eğer isteseydim, elbette “Enes bunu Peygamber’e yükseltti (raf etti.)” der idim, dedi. (Buharî ve Müslim, bu hadis hakkında ittifak etmiştir.)
Ümmü Seleme’den gelen rivayete göre: Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) kendisiyle evlendiğinde yanında üç gün kaldı ve sonra: “Ehlinden sana bir hakaret yoktur. O vakit istersen sana yedi geceyi tamamlarım. Fakat sana yediyi tamamlarsam (diğer) eşlerime de tamamlarım.” buyurdu. Bir lafız ise şöyledir: “Sana üçü tamamlarsam sonra (diğer eşlerimin) sırasına gelirim.” Bir lafız da şöyledir: “İstersem sana artırırım ve seni bakire için yedi, dul için üç gün hesap ederim.”
Rey ashabı şöyle demiştir: Yeni bir kadınla evlenmesi durumunda onun bu noktada artı bir üstünlüğü yoktur. Eğer kocası onun yanında ikamet ederse, diğer eşlerinin yanında da bunun kazasını (aynısını) yerine getirir. Çünkü ona bir süreliğine de olsa artı bir üstünlük vermiş olacağından, o vakit diğerlerine de bu hakkı kaza etmelidir. Sanki dul bir kadının yanında yedi gün kalmasına benzer. (Ancak) bu kıyas, zikri geçen nasslara çelişki oluşturmaktadır, nasslar önceliklidir.