Yüce Allah şöyle buyurmuştur: “Onlarla iyi geçinin.” (Nisa Suresi 19) Şöyle de buyurur: “Kadınların da erkekler üzerinde belli hakları vardır.” (Bakara Suresi 228) Karı ve kocadan her birisinin diğerine eza verici davranışlardan uzak durarak, onu incitmeden iyi ve güzel ahlakla muamelede bulunması müstehap sayılmıştır. Çünkü Allah (c.c.) buyurur ki: “Ana-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altında bulunanlar (köle, cariye, hizmetçi ve benzerlerine) iyi davranın.” (Nisa Suresi 36) Ayette geçen “yakın arkadaş”tan kasdın, kan-kocadan biri olduğu söylenmiştir.
Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Kadınlara güzel ahlakla muamelede bulununuz. Çünkü kadın, kaburga kemiğinden yaratılmıştır. O kemiğin en eğri yeri ise üst tarafıdır. O halde o kemiği düzeltmeye çalışırsan onu kırarsın, olduğu hal üzere bırakırsan, eğriliği devam eder. Öyleyse kadınlara güzel ahlakla muamelede bulununuz.” (Buharî, Müslim)
Hz. Aişe’den nakledildiğine göre o şöyle demiştir: “Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): ‘Sizin en hayırlı olanınız ailesine iyi muamelede bulunanınızdır…” (Tirmizi)
Kocanın karısına karşı olan hakkı, karısının kocasına olan hakkından daha çoktur; çünkü Yüce Allah: “Ancak erkekler, kadınlara göre bir derece üstünlüğe sahiptirler.” (Bakara Suresi 228)
Ebu Hureyre’den rivayet edildiğine göre, Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurur: “Eğer bir kimsenin bir başkasına secde etmesini emretseydim, kadına, kocasına secde etmesini emrederdim.” (Ebu Davud)
Yine Ebu Hureyre’den gelen bir rivayete göre, Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Kadın küskünlükle kocasının yatağından ayrı olarak sabahlarsa, melekler –o yatağa dönene değin– kendisine lanet ederler.” (Buharî, Müslim)
Yine ondan nakledildiğine göre Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurur: “Kadın, kocası yanında iken onun izni olmadan (Ramazanın dışında) oruç tutmasın ve kocası yanında iken onun izni olmadan, hiç kimsenin evine girmesine müsaade etmesin…” (Buharî, Müslim)