Velime (düğün yemeği) bulunmayan sünnet ve diğer merasimlere davet etmenin hükmü müstehaptır; çünkü bunlarda da yemek yedirme söz konusudur. Bu tür davetlere icabet etmek ise vacip değil, müstehap sayılmıştır. Bu, İmam Malik, İmam Şafii, Ebu Hanife ve onun ashabının görüşüdür. Çünkü sünnette doğru olan, sadece velime’ye davet edene icabet etmek hakkında gelmiş olandır ve velime ise özellikle düğün yemeğine verilen isimdir. Nitekim el-Halil, Saleb ve diğer dil bilginleri de bunun (böyle olduğunu) ifade etmişlerdir. Şüphesiz İbn Ömer’den gelen bazı rivayetlerde de bu ifade açıkça ortaya konmuştur. Hz. Peygamber buyurur ki: “Sizden biriniz düğün velimesine davet edildiğinde, icabet etsin.”
Velime’den başka bir davete icabet etme emrine gelince, bunun müstehap olduğu şeklinde yorum yapılmıştır. Buna dair delil ise velime dışındaki davetlerin, bu anlamda özel bir sebebe tahsis edilmemiş olduğudur. Şüphesiz gelen hadisten dolayı her davete icabet etmek müstehap sayılmıştır. Davete icabet etmekle, davet sahibinin kalbi teskin ve hoş edilmiş olur. Ama faili hakkında bu davetin, başlı başına özel bir değeri yoktur; çünkü şeriat bunun faziletine dair bir şey getirmemiştir. Ancak bu, olası bir sebep haricinde davet konumunda ele alınır ki, o vakit fail (davet sahibi), Yüce Allah’ın kendisine bahşettiği nimetlere şükretmek, kardeşlerine yemek yedirmek ve yemeğini onlara dağıtmak amacını taşıması durumunda -İnşallah u Teala- kendisi ecir alır.