Genel olarak karı ve kocadan her birisinin, gördükleri kusur/ayıp sebebiyle nikahı feshetme muhayyerliği sabit olur. Bunu, İmam Şafii ve İshak söylemiştir. Ebu Hanife ve ashabı ise şöyle demişlerdir: Kusuru sebebiyle nikah ancak erkeğin sünnet yerinin kesik olması yahut iktidarsız olması durumunda fesholur. O vakit kadının muhayyerlik hakkı doğar. Kadın dilerse ayrılmayı tercih edebilir ve hakim de bir talakla aralarını ayırır. Ama bu fesh olmaz; zira kusurun varlığı, nikahın fesholmasını gerektirmemektedir, mesela körlük ve kötürüm gibi kusurlara sahip olmak böyledir. İlk görüşün gerekçesi şöyledir: Şüphesiz hakkında ihtilaf edilen şey, cima etmeye engel olan bir kusurdur ve bunun olması halinde muhayyerlik sabit olur, tıpkı sünnet yerinin olmaması ve iktidarsız olması gibi. Onlar, kan-koca’dan birisini oluşturduklarından dolayı kusur sebebiyle muhayyerlik hakkı diğeri için sabit olur, kadında olduğu gibi. Ama bu kusurların dışında bulunanlara gelince, bunlar -hakkında ihtilaf edilenlerin tersine- nikah akdinin maksadı olan cima’ya bir halel getirmezler.
Chat
Sohbet Yükleniyor...