Karşılıklı vecibelerden ewel olmak üzere, nikahı akdedenin yahut başkasının nişan takması müstehaptır, sonrasında ise nikah akdi kıyılır. Bunu icra ederken Yüce Allah’a hamd etmesi, şehadet getirmesi ve Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’e salavat getirmesi yeterlidir. Nişan kıyılırken İbn Mesud’un (rivayetiyle gelen) hutbesini okuması da müstehaptır. el-Muvaffak’ın dediğine göre; bildiğimiz kadarıyla söz konusu bu hutbenin icra edilmesi, ilim ehlinin cumhuruna göre vacip değildir, sadece Davud (ez-Zahiri) bunu vacip kabul etmiştir.
Nikah’ı ilan etmek, onda def çalmak ve böylece duyulup bilinmesini sağlamak müstehap görülmüştür. İmam Ahmed der ki: “Düğünlerde ve sünnet merasimlerinde def çalmak da bir sakınca yoktur. Davul çalmaya gelince bunu kerih görüyorum, çünkü bu münker işlerdendir ve Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in bizzat kendisinden men ettiği klibe (davul)dur.”
Veli ve iki şahitle nikah akdedilmiş olduğu halde, nikah gizli tutulsa yahut taraflar kendi aralarında nikahı gizli tutmak isteseler, bu durumda nikah mekruh olmakla beraber sahihtir. Bunu, Ebu Hanife ve İmam Şafii söylemiştir. Çünkü “Velisiz nikah yoktur.” hadisi -nikah izhar (ilan) edilmiş olmasa dahi- bu şekilde akdedilen nikahın geçerli olduğunu ifade etmektedir. İlan’ı ortaya koyan hadislerden kasıt ise ilan’ın müstehap olacağıdır. Nitekim bunun delili, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in söz konusu ilan için defe vurulmasını ve nikahın seslerle duyurulmasını emretmiş olduğudur, ancak bu bir vecibe değildir. Aynı şekilde buna atfedilen şeyler de böyledir. Şüphesiz nikahın ilan edilmesi ve defe vurulması genellikle nikah akdinden sonra icra edilmektedir. Eğer ilan, nikah için şart olsaydı, o zaman -diğer şartlarda olduğu gibi- akdin kıyıldığı zaman dilimi içerisinde buna itibar edilirdi. Ebu Bekir Abdulaziz ise: Bu durumda (ilan olmaksızın kıyılan) nikah batıl olur, demiştir. Bu, Maliki mezhebinin de görüşüdür. Onların ileri sürdükleri gerekçe ise nikahtaki ilan emrine dair varit olan delillerdir. (Buna) geçen açıklamalarla cevap verilmiştir.
Müstehap olan, evlenecek olan kişiye: “Bârakallahu leke ve aleyke ve cemâallahu beynekumâ fî hayrin ve ôfiyetin” (Allah sana ve üzerine bu evliliği bereketli kılsın. Seninle eşin arasında hayır ve afiyet üzere birleştirsin) denir.