Gebe annenin yavrusuna vasiyet etmeye gelirsek, mülk durumunda bulunan bir köle olması yahut mülk sayılan bir davarın gebe kalmasıyla hayata gelen bir yavruya vasiyet geçerlidir. Çünkü aldatma ve tehlikenin baş göstermesi bu bağlamda vasiyetin sıhhatine bir halel getirmez. Nitekim bu konu, gebe kalan annenin yavrusuna yapılan muamele mecrasında akıp gider. Şayet yavru ölü doğarsa o zaman vasiyet geçersiz olur. Yavru canlı doğar ve vasiyet verilirken hayatta olduğunu biliyorsak yahut mevcut olduğuna dair hüküm verebiliyorsak, bu vasiyet geçerlilik arz eder; çünkü doğabileceği ihtimali vardır. Dolayısıyla: “Cariyemin karnında taşıdığı yavruya yahut devemin karnında taşıdığı yavruya vasiyet ediyorum.” derse, bu caiz olur. Çünkü aldatma/garar ihtimali olsa dahi bu vasiyetin sıhhati noktasında zikredilen açıklamalar buna işaret etmektedir.
Doğuracak anneye vasiyet etmek de aynı şekilde sahih ve geçerlidir. el-Muvaffak şöyle der: Bunda bir ihtilafın olduğunu bilmiyoruz. Çünkü vasiyet -tıpkı varise miras malının intikal ettiği gibi- karşılık olmaksızın, varisin ölümünden sonra kendisine vasiyet bırakılana malın intikal etmesi açısından aynı miras hükmü gibi kabul edilmekte, onun mecrasında akıp gitmektedir. Doğan yavru mirasçı olur, vasiyete hak sahibi olması da sahihtir. Buna göre yavru ölü doğarsa vasiyet geçersiz olur; çünkü mirasçı olamamıştır. Annesi yavrusunu canlı doğuracak olursa -o zaman vasiyet halinde mevcut olmasını hesaba katıp hüküm verdiğimiz için- kendisine bırakılan vasiyet de geçerlidir.