Çocuğu yahut filanın çocuğuna vasiyet bırakacak olursa, bu durumda erkekler, bayanlar ve hunsa (çift cinsiyetli) olanlar için söz konusu olur, bunda bir ihtilaf yoktur. Çünkü “çocuk” ismi, bunların hepsini kapsamına almaktadır.
“Benim oğluma yahut filanın oğluna vasiyetimdir.” derse, bu kapsama bayanlar ve hunsa olanlar girmez, yalnız erkekler girer. Bu, cumhurun görüşüdür. İmam Şafii ve rey ashabı da bunu söylemiştir. Çünkü “oğullar” anlamına gelen “benin” kelimesi, sadece erkekleri kapsar. Yüce Allah buyurur ki: “Allah, kızları oğullara tercih mi etmiş!” (Sâffât Suresi: 153)
el-Hasen, İshak ve Ebu Sevr ise şöyle derler: “Benin” ifadesi hem erkek hem de bayanların hepsini kapsar. Çünkü bir kabile oldukları hâlde: “Bu, benim filan oğullarıma vasiyetimdir.” diyecek olursa, buna hem erkekler ve hem de bayanlar dahil olurlar.
Ama buna sadece “bir kabile” olmaları hâlinde söz konusu isme dahil olacakları, şeklinde cevap verilmiştir. Zira bu isim, onlar hakkında hakikatten örfe göre nakledilmiştir. Mesela: “Bu, kızlarıma bir vasiyetimdir.” dese, buna erkekler değil, yalnız bayanlar girer.
el-Muvaffak der ki: Bunda bir ihtilafın olduğunu bilmiyoruz.
“Filan oğluma yahut filanın oğluna vasiyetimdir.” der ve onlar da bir kabile değillerse, bu onun sulbünden olan oğluna aittir. Ama çocuklarının çocuklarına gelince; eğer bu kapsama dahil olacaklarına delalet eden bir karine (delil) varsa, buna dahil olurlar; zira lafız buna muhtemeldir ve karine o zaman kendilerini buna sarf eder. Sanki onları da açıkça zikretmiş gibi kabul edilir. Ama bu karine, onları bu kapsamdan çıkartmış olursa, onlara vasiyetten bir şey verilmez. Söz konusu olan karineler ortadan kalkarsa, vasiyete dahil olamazlar; çünkü “veled” ismi, gerçekte sulbü açısından “oğlu” anlamına gelmekten ibarettir.
el-Muvaffak şöyle demiştir: Kendilerini vasiyetten çıkartan bir karine olmadığı sürece vasiyet konusunda “oğulların çocuklarının” da bu kapsama dahil olacağı ihtimali vardır. Çünkü miras, hacb ve benzeri konularda Yüce Allah’ın zikrettiği her bir yerde “veled/oğul” isminin kapsamına onlar da dahil edilmektedirler.
“Filanın oğluna” yahut Haşimoğulları, Temimoğulları kabileleri gibi kabile oldukları hâlde “Filanca oğullarıma bu bir vasiyetimdir.” derse bu kapsama erkek, bayan ve hunsa da girer. Aynı şekilde erkekle beraber oğlu da girer; çünkü erkeği ve bayanıyla birlikte bir kabile ismini oluşturmaktadır. Bu kapsama kızlar girmez; çünkü onlar kabileye nispet edilememektedirler.
Sadece kız kardeşleri için vasiyette bulunursa, buna da yalnız kızlar dahil olur. Kardeşlerine vasiyet bırakırsa, bu kapsama da hem erkek hem de bayan tüm kardeşleri girer. Yüce Allah buyurur ki: “Eğer ölenin kardeşleri varsa, anasına altıda bir düşer.” (Nisâ Suresi: 11) İlim adamları bunun erkek ve bayanla hacbedileceği (kısmen veya tamamen mirastan men edileceği) noktasında icma etmişlerdir. Bunun hakkında genel bir ifade buyurmuş olsaydı, o zaman zahir itibariyle kardeşlerden maksat, hem erkek ve hem de bayana şamil olurdu; zira aynı babanın kardeşleridir. Şayet: “Kardeşimin oğluna yahut amcamın oğluna vasiyetimdir.” deseydi, o takdirde bu —kabile olmadıkları sürece— bayanlara değil, yalnız erkeklere şamil olurdu.