"Enter"a basıp içeriğe geçin

Filter by Kategoriler

Müsakat Nedir ?

Müsakat: Bir kimsenin ağacını (bağ ve bahçesini), bunları bakıp sulayacak ve bu noktada ihtiyaç duyacak işleri yerine getirecek olan bir işçiye vermesi, çıkacak ürününden malum şekliyle icra edilen muameleye denir. “Müsakat” diye isimlendirilmiştir; çünkü sulamak anlamına gelen “saky” ifadesinin müfaale babından alınmıştır.

Müsakat akdinin caiz oluş temeli sünnet ve icma’ya dayanır. Abdullah b. Ömer’den nakledildiğine göre, o şöyle demiştir: “Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem), Hayber halkı ile, çıkacak meyve veya ekinlerin yarısı üzerinde muamele (müsakat) anlaşması yaptı.” Buharî ve Müslim, bu hadis hakkında ittifak etmiştir. Raşid halifeler de kendi halifelikleri döneminde bu yönde amel etmişlerdir. Onlar tarafından bu meşhur olarak karşılandığından dolayı bir icma halini de almış oldu.

Zira mana da bu yöndedir. Nitekim hurma vb. ağaçları bulunan mal sahipleri, bazen bunların bakım ve sulanması hususunda aciz kalabilmektedirler, bunları kiraya vermek noktasında da imkân bulamayabilmektedirler. Bazı insanların da ağaçları yoktur ve meyve ile ürünlere ihtiyaç duyabilmektedirler. Dolayısıyla müsakat’ın caiz oluşunda her iki tarafın da ihtiyaçları karşılanmakta ve fayda elde etmiş olmaktadırlar. Bu sebeple –ürünlerden dolayı mudarebe akdinin caiz oluşu gibi– müsakat akdi de caizdir.

Müsakat akdi, tüm ürün veren ağaçlarda caizdir. Bunu, İmam Malik, Sevri, Evzai, Ebu Yusuf, Muhammed, İshak ve Ebu Sevr söylemiştir. Davud (ez-Zahiri): Müsakat sadece hurma ağaçlarında caizdir; çünkü hadisler onun hakkında varit olmuştur, derken, İmam Şafii ise: Müsakat akdi sadece hurma ve üzüm ağaçlarında caiz olur; çünkü zekât bu iki ağacın ürünlerinde vaciptir, demiştir. Diğer ağaçlarda ise iki görüş gelmiştir, birisi bunun caiz olmadığı yöndedir.

Ebu Hanife ve Züfer ise: Hiçbir surette caiz değildir; çünkü müsakat akdi henüz yaratılıp da meydana gelmemiş olan bir ürünün kiraya verilmesi yahut meçhul bir ürünü kiralamak demektir. Bu yönüyle de kişinin sulamış olduğu ağaçtan farklı bir ürünün bizzat kendisinin kiralanmasına benzemektedir, demişlerdir.

el-Muvaffak der ki: Bize göre müsakat akdi sünnet ve icma ile sabittir. Bunları bırakıp muhalefet etmek caiz değildir. Onların: “Müsakat akdi, bir tür kiralamaktır.” şeklindeki sözlerine gelince bu doğru değildir. Çünkü müsakat, –mudarebe akdinde olduğu gibi– taraflardan birisinin sadece bir kısım nemasıyla maldaki iş ve emeğe bağlı akit demektir. Mudarebe ile zikrettikleri ifadeler de bunu karşılamaz; zira bu, mevcut olmayan ve meçhul olan nemasıyla maldaki emek ve ameldir, icma ile de caizdir. Müsakat akdi de bu anlamda ele alınmaktadır.

Sonra Kanun koyan (Yüce Allah), bir ihtiyaca binaen mevcut olmayan birtakım faydalar üzere icra edilen kira akdini de bazı durumlarda caiz kılmıştır. Öyleyse bir ihtiyaca binaen mevcut olmayan ürünler üzere icra edilen kira akdi niçin caiz olmasın? Nitekim kıyas ancak hakkında nas yahut üzerinde icma edilen hüküm ile susulmuş (hükmü verilmemiş) olan şeye ilhak olduğu şeyde söz konusu olur. Ama nassın başka bir nas ile kıyas edilerek iptal edilmesi ve icmanın delinmesinin bir izahı ve açıklama yolu yoktur. Bunun hurma ağacı yahut üzüm ağacı olarak tahsis edilmiş olması, “Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem), Hayber halkı ile, çıkacak meyve veya ekinlerin yarısı üzerinde muamele (müsakat) anlaşması yaptı.” kavlini genel manasına ters düşmektedir. Zira bu, meyve veren tüm ağaçlar için geçerli genel bir hüküm ifade etmektedir. Zaten hurma ağacı çoğu beldelerde bulunmayan bir ağaç özelliğine sahiptir. Bir de ağaç her sene ürün verdiğinden dolayı bu yönüyle hurma ve üzüm ağacına da benzer. Bunun yanında müsakat yapmaya ihtiyaç duyulmaktadır, tıpkı çokluğu sebebiyle hurma ağacı gibi kabul edilir. Bu sebeple hurma ağacında olduğu gibi diğer ağaçlarda da müsakat akdi caizdir. Bu konuda zekâtın vacip oluşu, müsakat hakkındaki illet sebebiyle değildir, bunda onun bir etkisi de yoktur. Çünkü illeti sadece zikrettiğimiz durumlarda söz konusudur.

Ürün ve meyveleri olmayan yahut (satış) maksadı güdülmeyen ağaçlara gelince, bunlarda müsakat akdi caiz olmaz. Bunu, İmam Malik ve İmam Şafii söylemiştir. el-Muvaffak der ki: Bunda bir ihtilafın olduğunu bilmiyoruz. Çünkü bu noktada, bir nas olmadığı gibi bu anlama gelecek ifade de yoktur. Müsakat ancak ürünlerin bir parçasında söz konusu olur, halbuki burada ürün diye bir şey yoktur.

Chat
Sohbet Yükleniyor...

https://kutsalayet.de/kafirin-musluman-uzerindeki-sufa-hakkina-sahip-olmasi/,https://kutsalayet.de/mevcut-urunlerde-musakat-akdi/

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız